banner391
banner405

1990’larda Alanya’da neler oldu?

Alanya'da turizm 1980 ortalarından sonra sıçrama yaptı. Öyle ki, 1987 yılında 33 olan kuyumcu sayısı, Kuyumcular Odası Başkanı Ahmet Günebakan’ın o zamanki açıklamasına göre 1991’de 100; 1992’de 295; 1993’de ise 384’e ulaşmıştı

1990’larda Alanya’da neler oldu?

banner404
ALANYA'DA turizm 1980 ortalarından sonra sıçrama yaptı. Öyle ki, 1987 yılında 33 olan kuyumcu sayısı, Kuyumcular Odası Başkanı Ahmet Günebakan’ın o zamanki açıklamasına göre 1991’de 100; 1992’de 295; 1993’de ise 384’e ulaşmıştı…
Şehirdeki turizme bağlı zenginleşme kurumları da doğurmuş, ALTİD, ALKOD, ALTSO, ALSAV gibi sivil toplum kuruluşları; Lions, Rotary gibi dernekler hep bu zaman aralığında yaşama geçmişlerdi. Anılan kurum ve dernekler, kamusal ve yerel otoriteyle işbirliği yaparak şehri büyümenin hızına yetiştirmeye çalışıyorlardı…
İLK ŞOK: KÖRFEZ KRİZİ 
1991 yılının Ocak ayında Birinci Körfez Krizi çıktı. Rezervasyonlar bıçak gibi kesilmişti. Hızlı büyüme sonrası gelen bu ilk şok dalgası 1991 Temmuz’una kadar sürdü. Sonrasında işler açılmıştı(!) ama yabancı tur operatörlerinin, burnundan kıl aldırmayan Alanya otelcisini aşağılık pazarlıklara sürükleme çağı da böylece başlamıştı…
Şehirdeki zenginliğin paylaşımında ilk huzursuzluk taşıma sektörü yani dolmuşçulukta başladı. Özellikle şehrin doğu bölgesi(!) dolmuşçuları, içinde yabancı müşteri varken bile rakiplerinin yolunu kesip kanlı hesaplaşmalara gidiyorlardı. Ve de zamanın iktidarının ilçe teşkilatı her seferinde bu suçluları emniyetin elinden alıyordu!
17 Nisan 1993’te Turgut Özal’ın ani ölümü ve ardından Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesiyle boşalan başbakanlık koltuğuna Tansu Çiller geçti. Bu arada, 1991 yılında hız kazanan kanlı PKK eylemleri 1993 yılında doruğa ulaşmıştı. 10 Ekim 1993'te Avrupa Konseyi toplantısı için gittiği Viyana'da, Kürt sorununun çözümü yolunda "BASK modeli"ni telaffuz etmesine rağmen, daha sonra tam aksi yönde seyreden bir rotaya yöneldi. PKK ile mücadele düşük yoğunluklu bir savaşa dönüştü… Bacımızın(!), “Bizim için kurşun atan da yiyen de şereflidir” sözü de o yıllardaki devlet örgütlenmesi için bir ipucudur…
Alanya’daki bir başka kanunsuzluk(!) deniz sahil bandı içinde süren otel yapımlarıydı. Kaymakamlık da dahil olmak üzere, hiçbir güç iktidarlarla bir şekilde bağlantısı olduğu açıkça bilinen bu tesislerin yapımını durduramıyordu. Derken 29 Mayıs 1993’de Almanya’nın Solingen şehrinde faşist dazlakların bir Türk ailesine yaptığı katliamla Türkiye sarsıldı. Alman bulvar gazeteleri Türklerin intikam alacağını yazıyordu; daha sezon başlamadan turizm bir darbe daha yemişti…
Bir ara bilgi: 1992’nin en çok vergi veren otelcileri mayıs ayında açıklandığında Hasan Sipahioğlu 511 milyon lira ile ilk sırayı alırken, Adnan Sipahioğlu 327 milyon lira ile üçüncü sırada kalmıştı!
PKK FAKTÖRÜ
PKK lideri Öcalan’ın 1993 Haziran’ında yaptığı, “Türk hükümeti savaşta ısrar ederse eylemlerimizi turizm beldelerine çeviririz” tehdidi rezervasyonları bıçak gibi kesti, büyük iptaller getirdi. Ve PKK’nın 25 Haziran’da, başta Almanya olmak üzere Avrupa’daki konsolosluklar, THY büroları, turizm ofisleri ve Türk bankalarına yaptığı saldırılar büyük korku yarattı. Panik havası yalnızca tur operatörüne yarıyor, konaklama fiyatlarında inanılmaz düşüşler yaşanıyordu. Hatırlatmakta yarar var; 1993 yılı enflasyon oranı da yüzde yetmişler civarındaydı! 
Beklenenin tam aksine PKK Alanya’da büyük eylemler koymadı. Belki de örgütün yaşaması için elzem olan uyuşturucu ve kaçakçılık ticaretinin en iyi sürüm merkezi olan şehirdeki, bu anlamdaki düzeni bozmak istememişti…
Şehirdeki sorunlara dönersek; başta Yeni Alanya gazetesi olmak üzere yayın organları kıyı katliamlarına, diskoların (bugünkü gibi!)  gürültü kaynağı oluşuna, teknecilerin denizi kirletmesine, kooperatif dışındaki yatların korsan turlarına, çığırtkanlığa, kaldırım ve yol işgallerine dikkat çekiyorlardı. Turizm kazançlarının azalacağı kaygısının şehirde yaşattığı panik havası, esnafın daha saldırgan ve kural tanımaz olmasına yol açmıştı. Örneğin yeni kurulan Cuma pazarında kendilerine yer gösterilmeyen seyyar satıcılar belediyeyi basıyorlardı. Mülk sahipleri, kiraya verdiği işletmecisi tarafından kurşun yağmuruna tutuluyordu! Şehirde işyerlerinden haraç alanlar türemişti!
ÖZ MAFYA (!)
1993 yazında hem Antalya’da ölümlü PKK eylemleri hem de Alanya’dan ilk şehit haberleri gelmeye başladı. Toslaklı çavuş Mehmet Turan’dan sonra 1993 Ekim’inde Kestel’den Murat Güney’in şehit olduğu haberi gelince, Alanya’da deyim yerindeyse, yer yerinden oynadı. Bardağı taşıran bu olaylar Alanya’daki milliyetçi ruhun örgütlenmesini sağladı!
Örgütlenme ne ilginçtir ki Alanya’daki Güneydoğuluların (o zamanlar Kürt gerçekliği böyle ifade edilirdi!) ticari faaliyetlerinin engellenmesi yolunda oldu. Çok açık olarak Alanya “öz mafyasını” oluşturmuştu! Madem ki Alanya’da devletin varlığı kanunsuzlukla baş etmeye yetmiyordu, başkası olacağına bari kendi evlatlarımız mafyacılık yapsındı; Alanya’nın süslü kadınları beş çaylarında aynen böyle konuşuyordu! Ne yazık ki evlatlarımızın(!) kendi aralarında, 1997 haziranında tavan yapan kanlı hesaplaşmaları sonucunda devlet durumun ciddiyetini kavradı ve el koydu…
Büyük ve kolay elde edilen kazançlar, rant alanlarının ele geçirilmesi uğruna verilen savaşları iyice çığırından çıkarmıştı. 23-24 Mayıs 1995 tarihlerinde Alanya, Kuşyuvası cinayeti ile bir kere daha sarsıldı. Artık şehrin adı büyük tur operatörlerince kolay pazarlık yapılabilecek bir kimliğe dönüştü. Sahillerdeki düzensizlikler, asayişteki tırmanma derken şehrin dinamiklerinin, “Devlet nerede?” başlıklı ilanı Türkiye gündemine oturdu… Bu bir ilkti; şehrin insanı devletin otoritesinin tekrar oluşmasını talep ediyordu…
Her şeye rağmen, Tatlı Hayat diye tanımlanabilecek bol kazançlı günler aşağı yukarı on yıl sürmüştü. Alanya 1997 yılından başlayarak her anlamda düşüşe geçti. Şehir sonraki yıllarda makyajlansa, devletin gücü her alanda yerleştirilmeye çalışılsa da dünya tur operatörlerince belli bir yere oturtulmuş ve öyle pazarlanmaya başlamıştı. Ve öyle de sürüyor…
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.