YÜZME yeteneğine sahip doğar ördekler, balıklar, ahtapotlar, su kaplumbağaları.
Ya da beslenme içgüdüsü ile dünyaya gelir insanlar, hayvanlar, bitkiler.
Kozadan çıkan kelebek uçmayı biliyordur, kanatları düzleşsin diye bekler, sonra bir çırpıda uçar gider.
Doğarken sahip olunanlar dışında sonradan öğrenilenler de vardır ömür denilen kısa çizgide yürürken.
Yürümek, konuşmak, okumak, yazmak ve daha sayısız eylem sayabiliriz bu kategoride.
Bunlardan en değerli olanlardan biri de 'Erdem'dir.
Erdem, karakterimize sonradan ekleyebildiğimiz bir özelliktir.
Hatta öyle ciddi ve değerli bir özelliktir ki, her insanoğlunda bulunmayan nadide bir olgudur.
Peki nedir bu Erdem?
1- Güncel Türkçe sözlüğündeki anlamı: "Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb yani insanın ruhsal olgunluğudur."
2- Felsefi olarak: "Filozofların ahlak öğretileri, genellikle erdeme -ahlaksal iyiye- verdikleri anlamla birbirinden ayrılırlar. Plüton'dan beri temel erdemler olarak şunlar sayılır: bilgelik, yiğitlik, doğruluk, ölçülülük."
Erdemi az çok kafamızda oturttuğumuza göre şimdi neden bu kelimeyi uzun uzun incelediğimiz kısmına bakalım.
16 Nisan Anayasa Referandumu sürecini geride bırakmış bulunduğumuz bugünlerde, içler acısı şeylerle karşılaşmaya devam etmekteyiz.
Malumunuz üzere, referandum sonuçları yüzde 51,21 olarak "Evet" oyu ile sonuçlandı.
Ancak bu durum yine bir bölünme aracı olarak kullanılmaya çalışılıyor.
CHP Ankara Milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Heyeti Üyesi Gülsün Bilgehan, eğitimli bir kadın.
Referandum sonrası Twitter'de kurduğu bir cümle aynen şöyle: "Her türlü zorbalığa rağmen, bu ülkenin yarısı cesur ve namuslu ya…!”
Feyzi İşbaşaran, iş adamı, eski bir milletvekili.
AK Parti'den milletvekilliği yaptı, sırada polisle girdiği küfürlü kavgadan sonra kesin ihraç istemiyle AK Parti MYK'sı tarafından Müşterek Disiplin Kurulu’na oybirliğiyle sevkine karar verildi.
26 Aralık 2009'da AK Parti'den istifa etti.
Twitter hesabında şunları yazdı: “Kesinlikle hırsızlık yaptılar. Yapacaklarını biliyorduk, başa çıkamadık! Silahlı mücadeleye hazır olun!”
CHP eski milletvekili Binnaz Toprak şöyle dedi: "Biz kahve seven milletiz. Kahvenin rengi ne? Kahverengi. Kahvenin kırk yıl hatırı var. Kahveye oy ver, Hayır de.”
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AKP'lilere seslenerek, "Erdoğan'ı seviyorsanız siz de 'Hayır' deyin. Erdoğan'ın hayrına, 'Hayır'da fayda var" mesajı verdi.
Böyle sayısız paylaşım yazabilirim size.
Kaybetmeyi hazmedemiyor olmalarını bir kenara koydum da, "Başkanlık Sistemi gelirse ülkeyi eyaletlere ayırıp bölecekler" diye bas bas bağıran insanlar şimdi iki zıt görüşü kışkırtma adına "Silahlı mücadeleye hazır olun" gibi söylemlerde bulunabilecek kadar adileşebiliyorlar.
Sandıktan çıkan sonuca saygı duymak zorunda olduklarının halen farkında değilmişçesine, yenilginin verdiği kuyruk acısı ile çırpınmaktalar.
Ancak bu çırpınışlar; küstahça, çocukça, bölücü bir zihniyetle ilerliyor.
Bu insanlar "Hayır" oyunu ülkenin dirlik ve düzeni için istediklerini söylerken, kendi dediklerine yine ters düşmekle beraber, yine zıt görüşü savunan insanları salak olmakla suçluyorlar.
“Referandumda size salak mısınız? diye soruyorlar. Evet veya Hayır diyeceksiniz, o kadar.”
Bu nasıl bir seçim propagandasıdır?
Bu nasıl bir bilinçsizlik, nasıl bir hakaret biçimi, nasıl bir saygısızlıktır?
Herkes kendi fikirlerini yaşamakta hür ve özgürdür.
Bunu ancak erdemli olan insanlar anlayabilir.
İşte erdem tam da bu noktada konumuza anlam katıyor.
Ülkede milletvekilliği gibi konumlara kadar yükselen ve halkın güvenerek arkasında durduğu kimselerin içinde bulundukları karakter ve erdem yetersizliğinden bihaber yaşamaları acınılası bir durum.
Siz kimsiniz ki, bizi fikirlerimizle namuslu ya da cesur olmak gibi olgularla yargılıyorsunuz?
Siz kimsiniz ki, zıt görüşleri savunsalar da halkı silahla savaşamaya davet ediyorsunuz?
Kimsiniz ki, kardeşi kardeşe kırdırmayı göze alıyorsunuz?
Silkelenin artık, bu topraklar bölünmez bir bütündür.
Bu zihniyette devam ettiğiniz sürece her geçen gün kan kaybı yaşayacaksınız.
Bize göre "Evet" diyen de "Hayır" diyen de birdir.
Hepsi bizim vatandaşımız ve hepsi aynı hizmetten yararlanacaktır.
Biz bölmeyi değil birleştirmeyi hedefledik.
İnandık ve elbirliği ile istediğimiz yönde bir sonuca ulaştık.
Sizin de yapmanız gereken, halkı galeyana getirmeye çalışmak yerine, biraz erdemli olup kendinize çeki düzen vermeniz olacaktır.
Yazıma, William Shakespeare'a ait bir sözü hatırlatarak son vermek istiyorum...
“Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkışların teşvikçisidir.” 
Nerede hata yapıyor olduğunuzu sorun kendinize...
Ama bu halkın yüzde 51’inin de yüzde 49’unun da Türk ve kardeş olduğunu, erdemden yoksun karakterlerinizi yönettiğiniz beyninizin bir köşesine yazdıktan sonra.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner418

banner407

banner449

English Russian

banner453

banner381

banner344

banner386

banner349