En yaşlı ikinci insan Yeni Alanya ile konuştu

YENİ Alanya'nın 17 Mart tarihli sayısında 'En yaşlı ikinci insan Alanya'da' haberiyle duyurduğu Mehmet Yılmaz, bu hafta Pazartesi Sohbeti'nin konuğu oldu. Yaşayan tarih Yılmaz, çocukluğundan bu yana yaşadıklarını Yeni Alanya ile paylaştı. Kimlik yaşı 103 ancak o "Alanya Hükümet Konağı yandıktan sonra çıkardığım kimliğime doğum tarihimi yanlış yazmışlar. Ben 115 yaşındayım. Bu kemik testimde de ortaya çıktı. Uzun ve sağlıklı yaşamımı sigara-içki içmemeye, sorunları kafama takmamaya, kar suyu, bal, süt, yayla ve hareketli yaşama borçluyum" diyor. 'Dünyanın En Yaşlı İnsanı' olarak kabul edilen İtalyan Emma Morano 117 yaşında. Söz Mehmet Dede'de. 

- Kendinizden bahseder misiniz?

Gözübüyük Mahallesi'nde 1902 yılında doğdum. Babam Çanakkale Savaşı'nda şehit oldu. Babam öldüğünde 11-12 yaşlarındaydım. Çocukluk yıllarından sonra çobanlık yaptım. Kayınpederim köyün zenginiydi. 500 keçisi, 15-20 kadar da koyunu vardı. Onun kızını bana vermesi için hayvanlarına bakıyordum. Bir gün kayınpederim bana kızını ve 'Kırkdönmesi' diye adlandırdığımız tepeyi göstererek "Bu kızı omzunda Kırkdönmesi'ne kadar taşı. Eğer taşıyabilirsen onu sana vereceğim" dedi. Ben de sonradan eşim olacak olan Dudu Yılmaz'ı omzumda taşıdım. Askere gitmeden önce evledik. 2 kızım oldu. 

'BEKÇİLİK YAPMAMA KARŞI ÇIKTILAR'

- Sonra neler yaptınız?

Askere gitmeden önce 4 yıl bekçilik yaptım. Ben askere gitmedim diye bekçilik yapmama karşı çıkanlar da oldu. Buna rağmen 4 yıl bekçilik yaptım.

'YENİ ALFABEYİ ASKERDE GÖRDÜM'

- Okula gittiniz mi? 

Okumam yazmam yoktu. Ben okuma yazmayı kendim öğrendim. Askere gittiğimde yeni alfabe çıkmıştı. Yeni alfabeyi askerde gördüm. Askerdeyken benden bir defter almamı istediler, gidip aldım. Okumuş askerlerden biri de bana okuma yazmayı öğretti. 

'30 AY ASKERLİK YAPTIM'

- Askerliğinizi nerede yaptınız? 

Askerliğimi babamın şehit olduğu Çanakkale'de yaptım. Ben o dönem 30 ay askerlik yaptım. Askerde aşçı oldum. Mutfakta 6 kişiydik. 12 bölüğe yemek yapıyorduk. Her bölüğün bir aşçısı vardı. 

'KAZMA VE KÜREĞİMİ ÇALMIŞLAR'

Bir gün 3 asteğmen geldi. İçlerinden birisini levazıma verdiler. Birisini 40. Alay'a verdiler. Asteğmenlerden biri doktordu. Bir gün alaydaki Nail isimli subaylardan biri gece birliğimizi yürüyüşe çıkardı. Birlik yürürken keklik ötmeye başladı. Birisi 'Keklik ötmez' dedi. Keklik aslında gece ötmez. Ben yürürken üzerimde çantam da vardı. Bölüğe vardığımızda bize, 'Çalınan bir şey var mı' diye sordular.
 Gece yürürken biri benim kazmamı, bir başkası da küreğimi çalmış. Sonra bir subay kazma ve küreği çalan askeri bir güzel dövdü. Beni bir subay askerde emir eri olarak yanına aldı. 

'HİÇ DEMİRBAŞ ERZAĞI VERİLİR Mİ?'

Bir gün sırtımda torba vardı.
 Torbanın içinde de peksimet bulunuyordu. Bir subay benden bu peksimeti istedi. Ben, 'Vermem' dedim. Ben de subaya, 'Sen mavzerini verir misin' dedim. O da 'Vermem' dedi. Sonra subay bana öfkelendi. 'Ben burada ölsem cesedimi burada koyacak mısın' dedi. Yine de 'Vermem' dedim. Sonra bölüğe geldik. Bu subay, doktora, 'Emir erim, ben ölüp gitsem beni burada koyup gidecek' dedi. Doktor da, 'Asker sen ölsen orada koyup gitmez, haber verir' dedi. Subay olan biteni anlatınca doktor, "Sen haksızsın. Hiç demirbaş erzağı verilir mi' dedi. 

'GİDECEĞİM DEDİM, 4 GÜN ALIKOYDULAR' 

Sonra askerde aşçı oldum. 12 bölüğün yemeğini koca kazanlarda pişiriyorduk. 30 ay hep Çanakkale'deydim. 
Bize 25 kuruş da maaş veriliyordu. Devlet askere sigara da veriyordu. Ben sigara içmiyordum. Sigaraları diğer askerlere satıp harçlığımı çıkarıyordum. Bir ay aşçıbaşılık yaptım.
 Askerliğim sona erince emir subayı 'Gitmeyeceksin, biz maaşını vereceğiz' dedi. 'Gideceğim' dememe rağmen 4 gün alıkoydular. Sonunda gitmeme izin verdiler. 

'BEKÇİLİKTE YILLIK 15 LİRA ALIYORDUM'

- Askerden döndükten sonra ne yaptınız? 

Askerden döndükten sonra doğduğum yer Gözübüyük'te köy bekçiliği yaptım. O zaman köy namına çalışıyordum. Bekçilik karşılığı köyden yıllık 15 lira alıyordum. Benden sonra bekçilik yapacak olan kişiye silah ve elbise aldım. Bekçi, 'Ben silahı götürmem. Bu silahı çalarlar' dedi. Silah hep bende durdu. Bekçi elbiseyi eskiyene kadar giydi.

'MUHTARSIN DEDİLER, MUHTAR OLDUK'

- Bekçilikten başka bir iş yaptınız mı?

Ben 12 buçuk yıl da muhtarlık yaptım. O zamanlar Gözübüyük'te yaşayan sayısını hatırlamıyorum ama nüfusumuz bayağı kalabalıktı. 3 mahalleye bir muhtar atıyorlardı. Muhtarlık için 3 aday vardı. Ben de muhtarlık için aday oldum. Bana kaç oy çıktı bilmiyorum. Bana, 'Muhtarsın' dediler muhtar olduk. Benim dışımda 4 aza, bir de bekçi vardı. 

- Muhtarlığınız döneminde neler yaptınız?

Muhtarlığım döneminde su sarnıcı yaptırdık. Köye 2 çeşme yaptırdık. Değirmenle ilgili sorunlarla ilgilendik. 

Muhtarlığım döneminde köyde sadece bir hırsızlık oldu. Onu da şöyle anlatayım. Köyde bir düğün olacak. Köyden biri hayvan sahibini bulup bir keçi alıyor. Parasını da peşin veriyor. Keçiyi alan kişi kesip etini düğüne gelenlere yedirecek. Hayvan sahibi bir akşam keçiyi koyduğu yere bakınca bulamıyor. Keçiyi 'A. adlı biri çalmış' dediler. 
Biz köyden uzaktaydık. Geri döndük. Bir baktık, A'yı bir odaya kapatmışlar. Onu sabah karakola, oradan da Gündoğmuş'a götürdüler. A. çaldığı keçinin etini de Gündoğmuş'a götürmüş. Biraz hapiste yattı, sonra yine köye geri döndü.

- Muhtarlıktan sonra neler yaptınız? 

Muhtarlıktan sonra Gözübüyük'teki arazileri ve hayvanları sattım. Konaklı'ya gelip, buradan arazi aldım. 1989 yılına kadar çiftçilik yaptım. Çeşitli sebzeler yetiştirdim. 

'8 ÇOCUĞUM, 28 TORUNUM OLDU'

- Kaç çocuğunuz ve torununuz oldu? 

Askere gitmeden önce evlenmiştim ve 2 kızım olmuştu. Kızlarım sonra öldü. Daha sonra 8 erkek çocuğum oldu. 28 de torun sahibiyim. Şu an bana gelinler ve oğlanlar bakıyor. 

'ATATÜRK GELDİĞİNDE KÖYDEYDİM'

- Atatürk'ün 18 Şubat 1935'te Alanya'ya gelişini hatırlıyor musunuz?

Atatürk Alanya'ya geldiğinde ben köydeydim, görmedim. Ama İsmet İnönü'yü, Adnan Menderes'i gördüm

'KAR SUYUNU EĞİLİP İÇERDİM'

- Sağlığınızı neye borçlusunuz?

Gençliğimde arı kovanlarım vardı. Bol bol bal yerdim. Keçi ve inek sütü içer, yoğurdu, kaymağı ve eti çok tüketirdim. Ben çobanlık yaparken yaylada önümden akan kar suyunu her görüşümde eğilip içerdim. Hala yaz ve kış aylarında buzdolabından soğuk su içerim. Her gün marketlerde satılan sütlerden bir, iki tane içerim. Bir aralar muzu da çok yerdim. Tereyağını da çok yerdim. Şimdi zeytinyağı tüketiyorum.

- Bunun dışında spor yapıyor muydunuz?

Ben çok çalışırdım. Yürür ve koşardım. Yüzmeyi de biraz bilirdim.

- Hiç sigara ve alkol kullandınız mı?

Hiç sigara ve içki içmedim.

'HALA KAR SUYUNU İÇİYORUM'

Bu yaşınızda hala yaylaya gidiyor musunuz?

Mayıs-Eylül ayları arasında Çayboğazı Yaylası'na gidiyorum. Yayladaki buzdolabına kar suyunu koyduruyor ve hala içiyorum. 

'ASKERE GİDENE KADAR HASTA OLMADIM'

Hiç hasta oldunuz mu?

Ben askere gidene kadar hiç hasta olmadım. Vatani görevimi yaparken ilk kez zatürreye tutuldum. Bana hava değişimi verdiler. Geri dönüp, 5 ay evimde kaldım. 

'İLK DEFA BU YIL HAP KULLANDIM'

İlaç kullanıyor musunuz?

İlk defa bu yıl hap kullandım. O da vitamin hapı. Öncesinde hayatımda hiç hap kullanmadım. 

'ALANYA'DA BU YAŞA KADAR YAŞANMAZ DEDİLER'

-Uzun yaşamak isteyenlere neler tavsiye edersiniz? 

Bunu Allah bilir. Beni kar yaşattı. Geçen yıl doktorlar kemik yaşımın 114 olduğunu söyledi. Bana nerede doğduğumu, nerede yaşadığımı sordular. 'Alanya'da doğdum ve yaşıyorum' dedim. Bana, 'Alanya'da bu yaşa kadar kimse yaşamaz' dediler. Onlara kar suyu içtiğimi söyleyince, 'Kar insanın içini temizler. Hastalıkların oluşmasını önler' dediler. Doktorlara 'Yine yaylaya gideceğim' dedim. Hiçbir şeyi de kafaya takmayan bir yapım var. 

'DOKTOR BİR ŞEYİN YOK DEDİ'

- Peki hiç kaza geçirdiniz mi?

Yakın zamanda bir öğretmenin kullandığı araç çarptı. Sonra beni Eğirdir'e doktora götürdüler. Doktor şöyle bacağıma bir baktı. 'Senin bir şeyin yok' dedi. Sadece 2 merhem yazdı. Bana çarpan kişiden şikayetçi olmadım ama o da gelip bana bir kere bile 'Geçmiş olsun' demedi. 

- Bastonu ne zamandır kullanıyorsunuz?
İki, üç sene öncesine kadar baston kullanmıyordum. 

VEKİL ÇELİK 'YİNE GELECEĞİM' DEMİŞ

- Yaşınızı duyanlar sizi görmeye geliyormuş? Bu doğru mu?
Yakın zamanda Alanya'dan bir sınıf dolusu öğrenci beni görmeye geldi. AK Parti Antalya Milletvekili Sena Nur Çelik ve AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu geldiler. Çelik 'Fırsat bulursam seni yine görmeye geleceğim' dedi. 

'98 YAŞINDA EVLENMEK İSTEDİ'
Mehmet Yılmaz'ın gelini Rukiye Yılmaz "Babam, eşi vefat ettiğinde 98 yaşındaydı. Babam yeniden evlenmek istedi. 'Benimle evlenmezler' diye bastonu bile attı. Kendisi için iki, üç kadın baktık ama onların hepsi de öldü" dedi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner418

banner457

banner449

English Russian

banner459

banner381

banner344

banner386

banner349