banner391
banner405

Türkiye devreye girdi!

26 Haziran’da İsrail ve Türkiye’den heyetler son kez bir araya gelecek. Normalleşmenin üç şartından biri olan Gazze’ye ambargonun kaldırılması ve bölgenin yeniden inşa edilmesi için çimento girişi kısıtlı olarak sağlanabilecek

Türkiye devreye girdi!

banner404
İSRAİL ile normalleşme görüşmelerinin 26 Haziran’daki görüşmede nihayete ermesi planlanıyor. Türkiye’nin talep ettiği üç şarttan ilki olan resmi özür Mart 2013’te sağlanmıştı. Tazminat konusunda da görüşmelerin başında uzlaşma sağlandı. Son konu olan Gazze’ye ambargonun kaldırılması ise uzun süredir masada.
Pazartesi günü Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş konuyla ilgili soruya “Üç konu üzerinde önemle duruyor Türkiye. Bunlardan birisi özür, bir diğeri tazminat, bir diğeri ise Gazze ablukasının kaldırılması ya da hafifletilmesi” cevabı vererek ‘hafifletme’ vurgusu yaptı.

‘Çimento’ pazarlığı Gazze’ye yönelik ambargonun kaldırılması ya da hafifletilmesindeki en önemli unsur bölgenin yeniden inşâsı. Ancak bu İsrail’in getirdiği kısıtlamalar nedeniyle yapılamıyor. Türkiye ise bu konuda önemli katkılar sağlamak istiyor.

Bu amaçla, Gazze’ye özellikle çimento sokulması için devreye girmeyi talep etti. Ancak İsrail ile bu konuda görüş ayrılıkları yaşandı. Bu görüş ayrılığı, ilişkilerin yeniden canlandırılması için yapılan müzakerelerin ana konularından biri oldu.

Görüşmelere yakın kaynakların Al Jazeera’ye verdiği bilgiye göre Türkiye, inşaat için gerekli çimentoyu herhangi bir sınırlama olmadan Gazze’ye sokmak istedi.

İsrailli yetkililer ise bu geçişin ancak hem kendi güvenlik görevlileri hem de Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde ve izin verilen miktarda yapılabileceğini belirterek Türkiye’nin önerisine uzun sure direndi.

Görüşmelerde İsrail’i temsil eden heyet, Avrupa ülkeleri dâhil tüm ülkelerden Gazze’ye gelen yardımların ve malzemelerin İsrail tarafından denetlendiğini, Türkiye'ye ayrıcalık yapılamayacağını söyledi.

Ancak müzakerelerden sonra Türkiye’nin Gazze’ye göndereceği çimentonun belirli miktarda ve denetim altında yapılması kaydıyla anlaşmaya varıldı. Türkiye, bu şartlar altında Gazze’deki her türlü yardım ve kalkındırma faaliyetini yürütebilecek.

İmzalanması beklenen anlaşmaya göre Türkiye elektrik santrali ve su arıtma tesisi de kurabilecek.

Al Jazeera’ye, gıda ve tıbbi yardım malzemesi gibi insani yardımların Gazze’ye geçişindeyse bir kısıtlama olmayacağını söyleyen İsralli kaynaklar güvenlik sorununa da işaret etti: “İsrail’in güvenliğini tehdit edecek hiçbir adıma izin verilmeyecek. Anlaşma bu doğrultuda uygulanacak.” Çarşamba günü Ankara’da basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, konuyla ilgili soruya “Gazze üzerindeki ambargoların kaldırılması gerekiyor. Burada yaşayan Filistinli kardeşlerimiz son derece zor şartlar altında yaşıyor. İnsani yardımların, kalkınma yardımlarının engelsiz bir şekilde Gazze ve Filistin’e ulaştırılması gerekiyor. Tüm bunları detaylı bir şekilde görüşüyoruz” yanıtını verdi.

İsrail neden çimentoyu ‘güvenlik tehdidi’ olarak algılıyor? İsrail saldırılarında yıkılan evlerin yeniden yapılması ve kamu binaları için Gazze’de çimento ve demir ihtiyacı var. Ancak İsrail inşaat maddelerinin, özelikle çimentonun Gazze’ye girişine izin vermiyor. Buna gerekçe olarak da ‘güvenlik’ bahenesini kullanıyor. İsrail’e göre, Gazze’ye giren demir ve çimentoyu, Hamas tünel yapmak için kullanıyor. Tel Aviv’in iddiası bu tünellerin İsrail’e yönelik saldırılar için kullanıldığı yönünde.

Oysa BM Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle hazırlanan rapora göre, İsrail'in 2014 yılındaki son Gazze saldırılarında yaklaşık 12 bin ev tamamen yıkıldı, 160 bin ev hasar gördü, bunların 6 bin 600'ü ise kullanılamaz durumda.

Ayrıca Gazze’nin daha çok hastane ve okul ihtiyacı da var.

Ablukayı kırmak için yola çıkmıştı Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan Mavi Marmara gemisine 31 Mayıs 2010’da uluslararası sularda İsrail’in düzenlediği ve dokuz Türk’ün öldürülmesiyle sonuçlanan saldırıdan sonra Ankara-Tel Aviv ilişkileri kopma noktasına geldi.

Saldırının ardından Tel Aviv'deki büyükelçisini çeken Türkiye, ilişkilerin normalleşmesi için resmi özür, öldürülenler ve yaralananlar için tazminat ve Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılmasını şart koştu.

Mart 2013’te Netanyahu, o dönem başbakan olan Erdoğan’ı telefonla arayarak özür diledi. Resmi özür yazılı olarak da açıklandı. Ardından Türkiye ile İsrail arasında Gazze ablukasının kalkması ve tazminat için görüşmeler başladı.

Görüşmeleri, son kararnamede Türkiye'nin New York'taki BM daimi temsilciliğine atanan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu yürütüyor. İsrail tarafında ise başlangıçta Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Dore Gold’ün yürüttüğü görevi son iki görüşmede Başbakan Netanyahu’nun özel temsilcisi Joseph Ciechanover devraldı.

Ciechanover ve Sinirlioğlu son olarak 8 Nisan'da Londra'da görüştü. Görüşmenin ardından Türk Dışişleri'nden, "Heyetler, mutabakat metninin nihai hâle getirilmesi ve farklılıkların giderilmesi yönünde ilerleme sağlamışlar ve anlaşmanın çok yakında gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıda sonuçlandırılması hususunda uzlaşıya varmışlardır" açıklaması gelmişti.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.