banner391
banner405

‘Kronik hastalıklar ekonomik yük’

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, Türkiye'de 2002 yılında yüzde 66 olan kronik hastalık yükünün 2020'de yüzde 80'e çıkmasının beklendiğini belirterek, "Bu oran başlı başına, sağlık sektöründeki hizmet programlarının geleceğe yönelik planlamasında dikkate alınması gereken bir uyarı niteliğinde" dedi.

‘Kronik hastalıklar ekonomik yük’

banner404
TÜSİAD'ın "Sürdürülebilir Sağlık Sistemi İçin Kronik Hastalık Yönetiminde Elektronik Sağlık Kayıtlarının Rolü" adlı raporunun tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Boyner, sağlığın ekonomik büyümenin önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. 21. yüzyılın en önemli sorununun kronik hastalıklar olduğunu belirten Boyner, yapılan çalışmaların bu hastalıkların sadece gelişmiş toplumların değil, gelişmekte olan toplumların da sorunu olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Ekonomik analizlerin bulaşıcı olmayan hastalıklardaki her yüzde 10'luk artışın yıllık ekonomik büyümede binde 5'lik bir azalmayla ilişkili olduğunu gösterdiğinin altını çizen Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kronik hastalık yükü, sağlık sisteminin mali sürdürülebilirliği açısından önemli bir risk ve bu yük, tüm dünyaya paralel olarak ülkemizde de artmakta. Ülkemizde tüm ölümlerin yüzde 71'i kronik hastalıklardan kaynaklanıyor. OECD ve Dünya Bankası'nın yaptığı bir çalışmaya göre ülkemizde 2002 yılında yüzde 66 olan kronik hastalık yükünün 2020-de yüzde 80-e çıkması bekleniyor. Bu oran başlı başına, sağlık sektöründeki hizmet programlarının geleceğe yönelik planlanmasında dikkate alınması gereken bir uyarı niteliğinde." 
TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA ÖNEMLİ ŞEYLER YAPTI’
Toplantıda konuşan TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonu Üyesi ve Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Şükrü Bozluolcay ise Türkiye'de son yıllarda sağlık alanında dramatik ama pozitif manada gelişmeler yaşandığını bildirdi. SGK çatısı altında sağlık harcamalarının dünyada geniş bir şemsiye altında devlet tarafından karşılanan başka bir ülke bilmediğine dikkati çeken Bozluolcay, "Gerek SGK, gerek Sağlık Bakanlığı bu işi sürdürmek için ciddi anlamda çalıştılar. Türkiye sağlıkta çok önemli şeyler yaptı" dedi. 
Proje yürütücüsü Prof. Dr. Erdal Akalın ise "Bundan sonraki 10-20 yılın sağlık sorunları ne olacak-" denince birinci sırada sağlık harcamalarında kısıtlama olduğunun görüldüğünü kaydetti. İkinci sırada ise kronik hastalıklardaki artışın olduğunu belirten Akalın, sözlerine şöyle devam etti: "Bu sadece yaşlı ülkelerin sorunu değil, bütün dünyanın sorunu haline geldi. Bu kadar önemli olduğu için de dünyada önemli toplantılar, çalışmalar yapılıyor. Sağlık harcamalarının yüzde 60'ı kronik hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için yapılıyor. Kronik hastalıklar 2000-2050 yıllarının en önemli konularından biri olacak." 
Kronik hastalıkların dünya sorunu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mine Durusu Tanrıöver de bundan dolayı bireylerin daha az çalıştığını, daha erken emekli olduğunu, daha az kazandığını, daha çok işsiz kaldığını, cebinden daha fazla sağlık harcaması yaptığını ve makroekonomik yaşam beklentisinin azaldığını ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre ölümlerin yüzde 60'ından kronik hastalıkların sorumlu olduğuna dikkati çeken Tanrıöver, bu hastalıkların erken ölümlere de sebep olduğunu kaydetti. Az gelişmiş ülkelerdeki kronik hastalıklarda ciddi bir ilerleme olduğunu bildiren Tanrıöver, sözlerine şöyle devam etti: "Bu sorun sadece Asya'da değil, ABD'de de var. ABD'deki sağlık harcamalarının yüzde 75'i kronik hastalıklardan dolayı yapılıyor. Bu yaklaşık 1 trilyon doları buluyor ama yine de istenilen kaliteye ulaşılamıyor. Türkiye'de 22 milyon kişi 1 ya da birden fazla kronik hastalığa sahip. Bunun 15 milyonu hipertansiyon. Obezite giderek artıyor. Erişkin toplumda diyabet sıklığı yüzde 13,7. Neden kronik hastalıkları yönetmekte istenilen yere gelemiyoruz- Parçalı hizmet sunumu olduğu için. Bu hastanın sağlık kalitesini de etkiliyor." 



banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.