banner391
banner405

Kanarya Adaları'ndan Alanya'ya 'Muz' dersi

ALANYA Muz Üreticileri Birliği (MUZBİR) tarafından yürütülen Avrupa-Türkiye Muz Bağlantısı isimli projenin ikinci toplantısı gerçekleştirildi.

Kanarya Adaları'ndan Alanya'ya 'Muz' dersi

banner404
 Erkan UYSAL
 Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ALTSO) düzenlenen toplantıya MUZBİR Başkanı Hüseyin Güney, MUZBİR Başkan Yardımcısı Mehmet Kural, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Hamide Gübbük, Kanarya Adaları Tarım Araştırmaları Enstitüsü (ICIA) Direktörü Victor Galan Sauco ve Coplaca Direktörü Javier Pereyra ile çok sayıda kişi katıldı. Toplantıda ilk önce konuşan Güney, mayıs ayı içerisinde Kanarya Adaları'na araştırma ve inceleme düzenleyeceklerini söyledi. Daha sonra söz alan Sauco, "Kanarya Adaları muz üretiminde Latin Amerika ile rekabet etmekte zorlanıyor. Kanarya Adaları enstitüler ile çalışarak yeni teknikler geliştirdi. Biz yeni tekniklerle bu rekabet açığını kapatmaya çalışıyoruz. Biz bu yarışa ilk olarak çeşit seçimi ile başladık. Şu anda toplam üretimin 4'te 1'ine örtüaltı üretim hakim. Örtüaltı üretimin, sıcaklığın 16 derecenin üzerinde olması, dalgalara ve doluya karşı korunma sağlaması, hastalıklar ve zararlılara karşı korunmada kontrolün sağlanması gibi bazı avantajları bulunuyor. Dolayısıyla verimde kalite artıyor. Hektardan 100 ton ürün alınabiliyor. Ama örtüaltı üretimin fiyatların yüksek olması, seraların çevreye zarar vermesi, turistik alanlarda sera kurulmasına izin verilmemesi gibi dezavantajları da var. Kanarya Adaları'nda doku kültürü laboratuarı kuruldu. Üretimler buradan karşılanıyor. Doku kültürü ile çoğaltılmış bitkiler kullanıldığı zaman verim ve kalite ortaya çıkıyor" dedi. Sonra konuşan Pereyra ise, " Kanarya Adaları'nda 9 bin 194 hektar alanda üretim yapılıyor. 10 bin 300 kişi de üretimle uğraşıyor. Bizim amacımız üretici ve tüketiciyi birbirine yaklaştırmak ve aralarında bir iletişim köprüsü kurmak. Her yapılan hasadın kaydı tutuluyor. Yapılan hasat sonrasında kasanın üzerine etiket konuluyor. Bu sayede ürünün hangi üretici tarafından üretildiği görülebiliyor. Biz ürünleri klimalandırılmış konteynırlarda taşıyoruz. Ürün daha sonra sarartma tesislerine giriyor. Her işlem sırasında etiketler okunuyor. Buradaki veriler bilgisayarlara işleniyor. Paketleme işleminde de ayrı bir kod giriliyor. Bu işlemler sırasında hiçbir şekilde üreticilerin ürünleri birbirleriyle karıştırılmıyor. Her üretici kayıt defteri tutmak zorunda. Çiftçiler yapılan her işlemin kayıtlarını defterde tutuyorlar. Üreticiler derli toplu ve temiz olmak zorundalar. Bunları yapan üreticiler sertifikalandırılıyor. Biz de bu ürünü diğer ürünlerden ayırmak için ayrı bir marka koyuyoruz. Bunun dışında organik üretim de var. Organik üretimde sadece üreticilerden değil, paketleme tesislerinden de istenilen kriterler var.  Üreticilere yapılan denetimler sarartma tesislerine de uygulanıyor. Sarartma tesislerinde de yapılan her kesim ve hasadın kaydı tutulmak zorunda. Bunun dışında nakliye koşulları da organik tarıma uygun olmak zorunda. Organik tarımda kalite yönetimi sürekli yapılıyor. Her ürün kalite kontrol denetiminden geçiriliyor. Sarartma ve paketleme tesislerine ürünler geldiğinde rastgele 8 kasa seçiliyor. Kasalar kontrol ediliyor. Kasalarda farklı bir şey bulunursa üreticiye ceza uygulanıyor.  Biz aynı zamanda ürünleri pazarda da kontrol ediyoruz. Yapılan kontrollerde sap çürümesi ile karşılaşabiliyoruz. Bunu ancak hasat sonrası uygulamalarla önleyebiliriz" diye konuştu.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.