banner391
banner405

'İş güvencemiz kırmızı çizgide'

Bem-Bir-Sen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı Alanya’da gerçekleştirildi ve "Yamalı bohça 657 yeniden düzenlenmelidir" çağrısı yapıldı

'İş güvencemiz kırmızı çizgide'

banner404
MEMUR-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Birol Ekici'nin de katıldığı toplantıda konuşan Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay "Bem-Bir-Sen 70 bine yaklaşan sayıda inançlı, kararlı kadroları ile 10 yıldır yerel yönetimlerin değişmeyen en etkili sendikası olmuştur. Böyle bir sinerji ve ekip çalışması her sivil toplum örgütüne nasip olmaz. Sendikacılığa başladığımız günden beri farklı bir sendikal anlayış gösterdik. Sendikacılığı bir rant ve ağalık sistemi olarak gören sendikal anlayışa karşı çıktık. Sendikacılığı ideolojik bir aygıta dönüştüren eski sendikal anlayışa karşı, bizler üyesini ekonomik ve sosyal haklarını karşısındaki kim olursa olsun koruyan, mücadeleden kaçmayan, yeni bir sendikal bakışa sahibiz" dedi. 2016 ve 2017 yıllarını kapsayan üçüncü dönem toplu sözleşme görüşmelerinde sendikalarının tarih yazdığını ifade eden Turbay "23 gün süren görüşmelerde yerel yönetim çalışanlarına çok önemli kazanımlar sağladık. Bu kazanımları sağlarken kaya gibi bir bürokrasi ile karşılaştık. Ancak geri adım atmadık ve tüm üyelerimizin yüzünü güldürecek kazanımları elde ettik" diye konuştu.
‘AVRUPA GENÇLERİ ÇIKARLARI İÇİN ALACAK’
Avrupa’nın ciddi sayıda mülteciyi misafir edeceğini ancak mültecilerden sadece kendi çıkarları için gençlerden oluşanları alacaklarını belirten Başkan Turbay şöyle konuştu: “Ciddi anlamda ülkelerine mülteci alacaklar. Ancak bu mültecileri alırken, kendi kafalarında ve çıkarlarına göre hareket edecekler. Kendi menfaatleri doğrultusunda sadece genç nüfusu istiyorlar. Bunları kendi fabrikalarında çalıştıracaklar. O fabrikalarını yine eskisi gibi nasıl kar getirir hale sokabilirizin hesabını yapıyorlar. Genç mülteci almayı isteyenlerin başında Almanya, Fransa ve diğer gelişmiş Avrupa ülkeleri var ve bunlar açık ve net olarak bu genç nüfus isteklerini dile getirdiler. 700 ila 800 bin rakamları konuşuldu. Bu genç insanları ülkelerine getirip çalıştırmak istiyorlar. Mültecilere bakış açıları bu ve bunu da açık açık söylüyorlar. Geçmişte sömürü üzerine kurulan Batı medeniyetinde bugün de aynı zihniyet devam ediyor.” 
‘YAMALI BOHÇA 657 YENİDEN DÜZENLENMELİ’
Memurları değersizleştirecek çalışmalarda olmayacaklarını ifade eden Turbay, 657 sayılı devlet memurları kanuna “Yamalı Bohça” benzetmesi yaparak şöyle konuştu: “Hükümetin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapacağı, yapmayı planladıkları değişikliklerde yokuz. Yamalı bohça haline gelen 657'nin yeniden düzenlenmesi elzemdir. Memurun iş güvencesini, çalışma barışını tehlikeye sokacak her türlü düzenlemenin karşısındayız. Biz bunun yerine hükümete, işçi ve memur emekli ikramiye maaşlarının eşitlenmesini teklif ediyoruz. Memurların iş güvencesi kırmızı çizgimizdir. Biz bu hakka dokunulmasına asla ve asla müsaade edemeyiz.”
‘TÜRKİYE BÜYÜK KUMPASLARDAN SIYRILDI’
13 yıllık AK Parti iktidarını değerlendiren Başkan Turbay, “13 yıldır bütün dünyada enerjisi en çok yükselen, sözüne en çok kıymet verilen ve uluslararası stratejilerde en çok dikkate alınan ülkelerden birisi olmuştur. Böyle bir yükselme dönemi, bazı lobileri, kendilerin yeryüzünün hakimi sınıfı olarak adlandırılan kimi çevreleri rahatsız etmesi son derece normaldir. Komşularımızda olan olayları gördükçe ülkemizin nasıl bir strateji ile etkisizleştirmek, aciz kılınmak, itibarsızlaştırılmak istendiğini anlamak mümkün olur. 1 Kasım seçimleri ile Türkiye büyük kumpaslardan sıyrılmıştır. Son seçimin ardından 2023 hedefi hepimize kutlu mutlu olsun" ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE YARI BAŞKANLIKLA YÖNETİLİYOR’
1 Kasım seçimleri ile güçlenen meclisin bir an önce yeni Türkiye'nin yeni anayasasını yapması gerektiğini söyleyen Turbay, yeni anayasanın herkesi kucaklamasının gerektiğini söyledi. Başkanlık sistemiyle ilgili görüş bildiren Turbay, Türkiye’nin şu anda yarı başkanlıkla yönetildiğini belirterek şöyle konuştu: “Başkanın doğrudan halk tarafından seçilmesi, güçlü bir yönetimi ortaya çıkaracaktır. Başkanlık sisteminde denge ve denetleme olacaktır. Başkanlık, ne diktatörlük, ne sultanlık, ne de padişahlıktır. Gelişmiş ülkelerde Amerika, İngiltere ve Fransa sınırlandırılmış yetkilere sahip oldukları için başkanlık sistemi ile dünyada çok önemli yere gelmişlerdir. Bizim siyasilerimiz de Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Süleyman Demirel ve bugün de Recep Tayyip Erdoğan başkanlık sistemini dile getirmiştir. Peki bunların hepsi diktatör müydü? Tabi ki hayır. Onun için demokratik tıkanıklığa çok ciddi biçimde çare olacak başkanlık sistemini diktatörlük gelecek diye şahıslar üzerinden karalamak çok yanlıştır. Aslında Türkiye şu anda açık söyleyeyim yarı başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Çünkü halk tarafından seçilen bir cumhurbaşkanımız var. Mevcut parlamenter sistem mağdur durumdadır. Ülkemizde başkanlık sistemine duyulan ihtiyaç sanıldığı gibi bir bireyin ihtiyacı değildir. Başkanlık sistemine yabancı değiliz. Başkanlık sistemi Türkiye'de başarı ile uygulanacaktır."
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.