banner391
banner405

Emlakçı 2010'dan umutlu

16 bin dairenin alıcı beklediği Alanya'da son üç yıldır yaşanan durgunluğun Mart ayında yerini hareketliliğe bırakması bekleniyor

Emlakçı 2010'dan umutlu

banner404
ALANYA'DA emlakçılar, son üç yıldır yaşanan durgunluğun, Mart ayında yerini hareketliliğe bırakmasını bekliyor.
Emlak sektörünün 2010'dan umutlu olduğunu belirten Alanya Emlak Komisyoncuları Derneği (ALEKOD) Başkanı Kerim Balıktay, yaptığı açıklamada, Alanya'da satılmayı bekleyen 16 bin daire bulunduğunu ve bunun büyük bölümünün yabancılar için tasarlandığını söyledi.
Alanya'da yüzde 70'e yakını son beş yılda olmak üzere 13 bin civarında dairenin yabancılara satıldığını anlatan Balıktay, son üç yıldır daire satışlarında büyük düşüş yaşandığını, bunda Amerika'da yaşanan Mortgage krizinin de etkili olduğunu bildirdi. Bu yılın, geçen yıla göre biraz daha iyi olduğunu dile getiren Balıktay, özellikle yerliye yönelik satışlarda artış olduğunu vurguladı. İşçi ve memurlarla küçük esnafın, hem daire fiyatlarının hem de banka kredi faizlerinin düşmesi nedeniyle küçük birikimlerini de ekleyerek daire sahibi olmak istediğine işaret eden Balıktay, şöyle konuştu:
“Dünyada yaşanan ekonomik sıkıntıdan dolayı yabancılar daire almakta temkinli davranmaya başladı. Bu, parasızlıktan çok belirsizlikten kaynaklanan bir durum. Avrupalı, krizden dolayı risk almak istemiyor ve parasının cebinde durmasını istiyor. Bu yüzden emlak alımına temkinli bakıyorlar. Yabancıların bu tavrı nedeniyle Alanya'da mevcut olan yaklaşık 16 bin daire elde kalınca, fiyatlarda da yüzde 10 ile 30 arasında bir düşüş yaşandı. Yeni dairelerdeki bu düşüşler ikinci el dediğimiz eski dairelere daha fazla yansıdı. Bunu fırsat bilen işçi ve memur kesimi başta olmak üzere dar gelirli, evi olmayan kimseler, eski de olsa ucuz bir ev sahibi olma isteğiyle bütün imkanlarını zorladı. Biraz banka kredisi alarak, elindeki birikimleri de kullanarak, 50 bin-60 bin hatta 100 bin liraya varan fiyatlara kadar daire satın almaya başladılar. Yani sektörü geçen yıl, 60 - 90 bin lira arasında fiyatlara daire satın alan yerliler, özellikle de memurlar ayakta tuttu. Hatta bazı aileler, elindeki eski daireyi ucuz fiyata satarak biraz da banka kredisi alıp, uygun fiyata bulduğu sıfır daireleri alarak evlerini yenileme imkanı bile buldu.”
Bu nedenle sektörün, 2009 yılını, 2008 yılından iyi geçirdiğini anlatan Balıktay, şu an kış sezonu olması nedeniyle özellikle yabancıya satışta sıkıntı yaşandığını ancak Mart ayında hareketlilik başlamasını ve 2010 yılının iyi geçmesini beklediklerini kaydetti. Balıktay, “Yapılan yazışmalar ve emlakçıların internet sitelerine düşen bilgiler, Mart ayından itibaren emlak sektöründe ciddi bir hareketlilik yaşanabileceğini ortaya koyuyor. Sonrası daha da iyi olacak” diye konuştu.
Yabancılar açısından emlak konusunda halen en kazançlı ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Balıktay, şöyle devam etti: “Dünya ölçeğine bakıldığında İspanya, Yunanistan ve diğer ülkeler bizden çok daha kötü durumdalar. Mortgage sisteminin çökmesi tüm Avrupa'yı etkiledi. Elinde parası olanlar da önünü göremediği için paralarını ceplerinde tutuyorlar. Kriz Martta bitebilir. O zaman Avrupalılar yine Türkiye'yi, özellikle de Akdeniz bölgesini tercih edecekler. 100 bin Avro emekli ikramiyesi alanlar, tercihlerini buraya kullanıyorlar. Avrupa çok pahalı olduğu için burayı tercih ediyorlar.”
Bazı yabancıların, dairelerini satmaya başladığı şeklinde dedikodular üretildiğini ve bunların tamamen bilgisizlikten kaynaklandığını ifade eden Balıktay, yabancıların daire satışlarının normal olduğunu, çünkü bir çok yabancının ticari amaçlı daire satın aldığını ve uygun zamanda da bunu satarak kazanç sağladığını bildirdi.
Özellikle 2005 ve 2006 yılından önce daire satın alıp, bu yıllarda satan yabancıların çok yüksek kar ettiğinin altını çizen Balıktay, şunları kaydetti: “Daha önce yabancılar da ticaret amaçlı daire satın alıyorlardı. Zamanında satanlar kar etti. Gecikenler biraz zarar etti ama ticari amaçlı olarak yurtdışından daire satın alan yabancılar içerisinde en az zararı Türkiye'den alanlar yaptı. Bunlar Avrupa'dan gayrimenkul alsalardı daha fazla zarar ederlerdi. Avrupa'da daireler yüzde 60'a yakın değer kaybetti. Alanya'da alınan dairelerde ise kaybı yüzde 10 veya 20 oldu. Bu da, Mart ayından sonraki hareketlilikle sona ererek yeniden kazanca dönüşebilir.”
Alanya'daki emlak sektörünün ağırlığının yabancıya satışlar olması gerektiğine dikkati çeken Balıktay, “Öncelikli amacımız döviz kazanmak olduğu için önceliğimiz yabancılar olmalı. Bu yıl, daha iyi geçeceğini düşünüyoruz” dedi.
EMLAK TURİZMİ
Alanya ekonomisinin sıkıntıdan kurtulmasının yolunun bu dairelerin bir an önce satılabilmesinden geçtiğini vurgulayan Balıktay, şu anda satılmayı bekleyen dairelerin satılanlardan daha yüksek kalitede olduğunu ve kaliteli dairelerin elde kaldığını bildirdi. Bu nedenle sezon açıldığında fazla sıkıntı yaşanmayacağını ve bu daire stokunun kısa sürede eriyebileceğini söyleyen Balıktay, yabancıya emlak satışının turizmin bir parçası gibi görülmesi gerektiğini de kaydetti. Balıktay, şöyle devam etti: “Avrupa pazarından hâlâ çok umutluyuz ama çalışmamız gereken dersimiz de çok. Bu olaya aslında emlak turizmi şeklinde bakmalıyız. İnşaat turizmi olarak görmeliyiz. Buradan da çok sayıda kişi ve sektör para kazanıyor. Onun için şehrimizdeki bu dairelerin tanıtımını yapmak ve pazarlamak şart. Bunu ülke olarak yapmamız gerekiyor. Bunu herkesin desteklemesi lazım. İnşaat sektörünü, turizm gibi görmeliyiz. Bunu da bir turizm geliri olarak görmeliyiz. Bakanlık da bunu böyle görmeli. O nedenle tanıtıma katkı sağlamalı. Hatta emlak fuarlarının yanı sıra turizm fuarlarında emlakçıların da yer alması gerekir.”
Hükümetin, yabancıya mülk satışında tapu konusunda daha etkili kararlar almasını beklediklerini de kaydeden Balıktay, Alanya'da tüm belediyelerin ortak bir tavır alarak emlak beyanı ücretlerini artırmadığını, bunun da Alanya'daki dairelerin diğer yörelere göre biraz daha ucuz olmasını sağladığını sözlerine ekledi.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.