banner391
banner405

'Suriye konusunda mutabakat içindeyiz'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye'de kanlı sürecin sonlandırılması, halkın meşru taleplerini karşılayan yeni bir yönetimin inşası konusunda ABD ile tam bir mutabakat içindeyiz" dedi.

'Suriye konusunda mutabakat içindeyiz'

banner404
Başbakan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray'da baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bir araya geldikten sonra "Rose Garden"da (Gül Bahçesi) ortak basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında tüm ABD halkına Boston'daki terör saldırıları nedeniyle bir kez daha başsağlığı dileyen Başbakan Erdoğan, "Uzun yıllardır terörle mücadele eden ve terör nedeniyle ağır kayıplar vermiş bir ülke olarak ABD'nin ve halkının hissiyatını çok yakından anladığımızı ifade etmek isterim" ifadesini kullandı.
Erdoğan, "Türkiye ve ABD olarak terörle ortak mücadelemizi sürdürme konusunda son derece kararlıyız. Türkiye ve ABD Ortadoğu'dan Balkanlara, Doğu Akdeniz'den Kafkaslara, terörle mücadeleden enerji arz güvenliğine kadar çok geniş bir alanda güç birliği sergiliyorlar, güçlü bir işbirliği sergiliyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
Obama ile yaptığı görüşmede Türkiye-ABD ilişkilerinin yanı sıra iki ülkenin ortak gündeminde yer alan güncel meseleleri ele aldıklarını, bölgesel ve küresel konulara dair görüş alışverişinde bulunduklarını bildiren Başbakan Erdoğan, görüş alışverişinin gün içerisindeki temaslarda devam edeceğine vurguladı.
Başbakan Erdoğan, beraberinde 100'e yakın iş adamı bulunduğunu hatırlatarak, iş adamlarının da ABD'de karşıtlarıyla sektörel bazda görüşmelerini devam ettireceklerini söyledi.
Türkiye ve ABD'nin, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini daha ileri bir düzeye yükseltme hedefini koyduklarına işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"10 yıl önce 8 milyar dolar gibi bir seviyedeydik. Şu anda 20 milyar dolar gibi bir seviyeye ulaştık fakat bu yeterli değil. Bunu çok daha ileri taşımamız gerekiyor. Türkiye ve ABD, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini daha ileri düzeye taşırken burada yeni anlaşmalarla serbest ticaret anlaşmasıyla bunu güçlendirmemiz gerekiyor. Bu hususta ortak siyasi iradeye sahip olduğumuzu bir kez daha teyit etme imkanını bulduk." Düşüncelerimizin örtüştüğünü hep birlikte dinledik
Başbakan Erdoğan, görüşmelerin bölgesel meselelerle ilgili kısmında Suriye'nin bir numaralı konuları olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar geldiğimiz süreci, bundan sonra yapılabilecek olanları görüştük. Burada düşüncelerimizin örtüştüğünü, az önce Sayın Başkan'ın ifadeleriyle hep birlikte dinledik. Bu konuyu akşam yapacağımız görüşmede daha detaylı olarak ele alacağız. Suriye'de kanlı sürecin sonlandırılması, halkın meşru taleplerini karşılayan yeni bir yönetimin inşası konusunda, ABD ile tam bir mutabakat içerisindeyiz. Bu noktada muhalefetin desteklenmesi ve Esed'in gitmesi, Suriye'nin terör örgütlerinin faaliyet sahası olmasının engellenmesi, kimyasal silahların kullanılmasının engellenmesi, bütün azınlıkların güvenliklerinin temin edilmesi öncelikli olarak önem arz etmektedir. Bu öncelikli konularda yapılması gerekenleri Sayın Başkan ile ele aldık ve akşamki görüşmemizde de bunları detaylandıracağız."

"Irak'ta istikrarlı bir dönemin başlaması ortak arzumuz"

Başbakan Erdoğan, Irak'ın da gündeme alındığını ifade ederek, "Irak'ta seçimlerin şeffaf şekilde yapılmasının ve bütün siyasi grupların sürece katılmasının sağlanması önem arz ediyor. Irak'ta her kesimin katılımıyla huzurlu ve istikrarlı bir dönemin başlaması ABD ile ortak arzumuz" dedi.

Tarihi bir gün yaşadığımıza inanıyorum

Türkiye ve ABD'nin terörizmle ortak mücadelesinin devam edeceğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, "Savunma sanayine ilişkin konuları da ele aldık. Açıkçası Türkiye-ABD ilişkileri açısından tarihi bir gün, tarihi bir dönüm noktası yaşadığımıza inanıyorum. Bölgesel ve küresel meselelerde Türkiye-ABD ortaklığı barışa, huzura, güvenlik ve istikrara daha yoğun şekilde hizmet edecektir" görüşünü belirtti.

"Ziyaretim barışa katkı sağlayacak"

Başbakan Erdoğan ve ABD Başkanı Barack Obama açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Gazze'ye planladığı ziyaretiyle ilgili soru üzerine, "Benim şu andaki planımda büyük ihtimalle haziran ayı içerisinde bir Gazze ziyaretimiz söz konusu. Ziyaret, sadece Gazze'ye olmayacak, aynı zamanda Batı Şeria'ya da bir ziyaret gerçekleşecek.

Ortadoğu'nun barışında bu ziyaretimizi çok önemsiyorum. Özellikle burada bir grubun sahiplenilmesi gibi bir şey olamaz. Bunun Filistin uzlaşı sürecine de katkı getirmesini, katkı vermesini özellikle çok çok benimsiyorum ve temennim odur ki bu ziyaretle bu sürece katkıda bulunmuş olalım" diye konuştu.

Bilgi ve belgeleri paylaşıyoruz

Bir gazetecinin, Suriye'nin sahip olduğu kimyasal silahlarla ilgili Türkiye'nin elinde kanıtlar olduğunun bilindiğini belirterek, söz konusu kanıtlara ilişkin Obama'ya sunum yapılıp yapılmadığını ve Türkiye'nin bundan sonraki süreçte ABD'den ne beklediğini sorması üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Öncelikle gerek kimyasal silahlar konusu gerek atılan, kullanılan füzeler konusu bütün bunlarla ilgili belge, bilgi bunları ilgili birimlerimiz birbirleriyle paylaşıyorlar. Burada sadece Amerika ve Türkiye değil, aynı şekilde İngiltere, onlar da yine bu tür bilgilere, belgelere sahipler. Bu konuları aramızda tabii aramızda paylaşıyoruz ve zaten ilgili birimlere de başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere bunları vakti saati geldiğinde aktarmak suretiyle de bu kamuoyunun bilgilendirilmesini de sağlamış olacağız. Süreci bu şekilde ilgili birimlerimizle sürdüreceğiz."

"Suriye konusundaki hassasiyetini görmek istiyoruz"

Erdoğan, ABD'nin Suriye'deki çabaları güçlendirmemesi durumunda sürecin ne şekilde etkileneceği yönündeki soruya ise, "Tabii şu anda siz bardağın boş tarafını gösteriyorsunuz. Ben bardağın dolu tarafından olaylara bakmak istiyorum ve şu anda bizler uluslararası camianın Suriye konusundaki hassasiyetini görmek istiyoruz" yanıtını verdi.

"Şu anda uluslararası camianın hassasiyetini göstermesi için Türkiye olarak biz çaba göstereceğiz" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"İnanıyorum ki ABD aynı şekilde bu çabayı gösteriyor ve diğer ülkeler gerek BM Güvenlik Konseyi gerek Arap Ligi gerekse tüm bunların dışında olduğu halde buna hassasiyet gösteren ülkeler var ve bizler bu süreci daha da hızlandırabilmenin şu anda gayreti içerisindeyiz. Nitekim bu seyahatten sonra çok daha farklı ülkeleri ben de Dışişleri Bakanım da dolaşmak, ziyaret etmek suretiyle bu süreci daha nasıl hızlandıracağız, nasıl daha az insan ölsün ve bir demokratik rejim Suriye'ye süratle nasıl gelsin? Bizim derdimiz, otokratik bir rejimden, bir diktatörlükten Suriye'yi kurtarmaktır. Bu da öyle zannediyorum ki demokrasiye inanmış tüm ülkelerin ortak sorunudur. Bunu başarmak için bu yoldaki gayretimizi sürdüreceğiz."

Erdoğan, Suriye'yle ilgili bir başka soru üzerine, "Tabii burada Rusya Federasyonu'nun bu işin içinde olması, Çin'in bu işin içinde olması çok çok önemli. BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri açısından önemsiyoruz ve onların da bu sürece katılımı bu işi çok daha hızlandıracaktır ama uluslararası camianın baskısı burada önem ifade ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

"Amerika ile süreci kararlı şekilde sürdüreceğiz"

Türkiye'nin, şimdiye kadar Suriye halkına yaptığı insani yardımların değerinin 1,5 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunu bir de biz şu anda açık kapı politikasıyla hala devam ettiriyoruz ve devam ettireceğiz. Çünkü 910 kilometre bir sınırımızın olduğu ülke Suriye. Akrabalık ilişkilerinin olduğu bir ülke Suriye ve bunu bölge barışı için çok çok önemsiyoruz. Çünkü bölgede zaten bir İsrail-Filistin normalleşme süreci için atılan adımlar var, gayretler var. Yeni yeni başımıza başka sıkıntılar açmamızın bir anlamı yok. Biz, biliyorsunuz bir ara da Suriye İsrail arasındaki ilişkilerin barışa yönelmesi noktasında adımlar atmıştık ki 5 bölümde bu çalışmalar yürüdü ama 5'inden sonra maalesef kesilmişti. Temenni ederim ki bölge barışı için atacağımız bu adımlar neticeyi verir ve Amerika ile bu süreci de kararlı bir şekilde sürdüreceğiz."

Erdoğan, Suriye'deki olaylarla ilgili başka bir soruya karşılık da "Bu konuda özellikle BM Güvenlik Konseyi'nin atacağı adım veya bu Cenevre süreci önem arz ediyor. Bunları aramızda değerlendireceğiz" ifadelerini kullandı.

Yağmur altında basın toplantısı

Başbakan Erdoğan ve Obama, basın toplantısını, ABD'de önem verilen konuklar için nadiren açılan Rose Garden'de düzenledi. Toplantı, Erdoğan ve Obama'nın baş başa ve heyetlerarası görüşmelerinin planlanandan yaklaşık 30 dakika uzun sürmesi nedeniyle, 45 dakika geç başladı.

İki lider basın toplantısı için kameraların karşısına geçtiği anda yağmur başladı. Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda, "Yağmurdan kaçtığım için değil, yağmuru bir bereket olarak görüyorum. Kaçmak asla söz konusu değildir. Görüşmelerimizin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlarken yağmurun şiddetini artırması üzerine Obama, "Bugün hava bizle işbirliği yapmıyor. İyi bir ev sahibi olduğumdan emin olmak istiyorum. Şemsiye ister misiniz?" diye Başbakan Erdoğan'a sordu.

Başbakan Erdoğan'ın teşekkür etmesi üzerine, Obama, danışmanlarına dönerek "Deniz piyadelerinden destek alalım, yanımızda iyi duracaklar" diyerek espri yaptı. Askerler, yağmur dinene kadar iki lidere şemsiye tuttu. 

ABD Başkanı Barack Obama, Başbakan Erdoğan'ı makam aracına kadar uğurladı. Obama, araç hareket edene kadar bekledi ve Erdoğan'a el salladı.

"Türkiye-ABD kadim ittifakı sorunları çözmek hedefine odaklanmıştır"

Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile Beyaz Saray'daki görüşmesi ve ortak basın toplantısının ardından, ABD Dışişleri Bakanlığında Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Dışişleri Bakanı John Kerry'nin onuruna verdiği öğle yemeğine katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, "Şunu herkes bilmelidir ki Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri'nin kadim ittifakı, en çok da küresel sorunları çözmek hedefine odaklanmıştır" diyen Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, çok eskiye dayanan tarih, kültür, devlet ve medeniyet birikimiyle küresel meselelere önemli katkılar sunan daha fazlasını da yapma azminde olan bir ülke olduğunu vurguladı. 

Türkiye'nin birikim ve tecrübesinin, bugünün küresel sorunlarına katkı sağlayacağına şüphe olmadığına dikkati çeken Erdoğan, "Şimdi gün bölgemizde ve dünyamızda barış, hoşgörü, huzur, refah ve istikrar dışında da hiçbir gayenin, amacın olmadığı bir dünyayı tesistir. Her ülkenin toprak bütünlüğüne saygı içinde, içişlerine karışmadan, egemenlik haklarına müdahale etmeden, barışı ve demokrasiyi en güçlü şekilde tesis etmektir. Türkiye'nin, Suriye meselesine olan yakın ilgisi, bölgesel barışın tesis edilmesi amacına yöneliktir. Bölgede gerek Filistin-İsrail gerek Suriye meselesi bunlar gerçekten Ortadoğu barışının şu anda çözülmesi süreciyle barış noktasında olmazsa olmazıdır" değerlendirmesini yaptı.

Türkiye dış politikasının ana eksenleri

Başbakan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin üzerinde tarihi bir görevin söz konusu olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin dış politikasının ana eksenleri: Barıştır, adalettir ve en önemlisi de vicdanla düşünme üzerine inşa edilmiştir. Bizler kısa süre önce Boston Maratonu'nda yaşanan olayda nasıl canımız yandıysa Anneler Günü'nde kadınlar üzerine sıkılan kurşunlarda nasıl canımız yandıysa şu anda Suriye'de olanlar noktasında da canımız o şekilde yanmaktadır" diye konuştu.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.