banner391
banner405

NATO Rusya'ya savaş hazırlığında mı?

The Nation'dan Michael T. Klare'ın NATO-Rusya arasındaki ilişkiyi kaleme aldığı makalesi tüm dünyada soğuk duş etkisi yarattı! İşte o makale

NATO Rusya'ya savaş hazırlığında mı?

banner404
ODATV'NİN çevirip haberleştirdiği makaleye göre, büyük ölçekli askeri egzersizler ve NATO'nun doğu kanatlarında birlikler oluşturulması tehlikeli bir yeni stratejinin yansıması.
Bir yüzyılın ilk çeyreğinde ilk defa, savaş görünümü, gerçek savaş, büyük güçler arasında yaşanacak bir savaş – 8-9 Temmuz günlerinde Polonya, Varşova'da görüşecek NATO ülkesi Batılı liderlerin gündeminde olacak. Varşova'da gündeme belirleyecek olan NATO'nun doğu kanadına takviye yığma meselesine dair tartışmalar olacak (bu görüşmeler gerçekleşti ve yazarın öngördüğü şekilde Rusya'ya karşı oldu Ç.N.) – Baltık ülkelerinden Karadenize kadar yayılan eski Sovyetler üyesi ülkeler günümüzde artık Batı yanlısı olsalar da, Moskova'nın olası bir askeri saldırısı ihtimaline dair de korku içerisindeler. Son zamanlara kadar görünüm çoğunlukla bir saldırının stratejik daire içerisinde verdiği güvenin azlığı yönündeydi, fakat şimdi çoğu NATO ülkesi büyük bir savaşın mümkün olduğuna ve bunun savunma tedbirlerinin dirençli olmasını gerektirdiğine inanıyor.
Varşova zirvesine daire beklenen doğu bloku ülkelerinde görev alacak dört çok-uluslu taburun resmi bir karara bağlanması, bu ülkeler Polonya, Letonya ve Estonya. Buna karşın yine de Rusya saldırısını ortadan kaldırmaya yeterli olacağını varsaymıyoruz, dört tabur ancak bir bubi tuzağı olarak görev alabilir, çok sayıda NATO üyesi ülkenin saldırgan askerlerinin ateş hattında görevlendirilmeleri ve böylece yanıt vermek konusunda müttefikleri kapsayan bir ittifak vaadi içerisinde olduklarını gösterecektir. Rusya'nın gözünü korkutmak için atılan bu tip bir adım çılgınca başlatılan büyük bir savaşı tetiklemek için yeterli olacaktır.
Elbette bu girişimi önermeye en yatkın olan ABD'dir. Sadece çokuluslu taburlara çok sayıda askerini göndermekle kalmayacak, aynı zamanda NATO'nun doğulu ülkelerini desteklemek için pek çok adım da atacaktır. Pentagon'un ''Avrupa'nın Güvenini Arttırma'' gayretleri dörde katlanacaktır, 2016'da 789 milyon dolar olan harcamaları 2017'de 3.4 milyar doları bulacak. Bu katlanarak artış gösteren paranın önemli bir kesimi kuzey Avrupa'ya savaş pozisyonu alan zırhlı birlikler yığma ekseninde harcanacaktır.
SAVAŞ BELİRTİLERİ ARTIŞ GÖSTERDİ
ABD ve NATO'nun Rusya ile bir savaşa gireceğine dair belirtilerin artış göstermesi, birliğin Soğuk Savaş'ın bitiminden itibaren Doğu Avrupa'da oynadığı büyük ölçekli savaş oyunları ile oldu. Anakonda 2016 olarak bilinen, 31.000 birliği kapsayan bir çalışmada, (31.000 birliğin yarısı Amerikan askerlerinden oluşuyor) ve 24 ülkenin binlerce muharebe aracının kurgulanan simülasyonda Polonya'yı geçecek şekilde yer alıyorlardı. Aynı çizgide ilerleyen bir başka deniz savaşı egzersizi, BALTOP 16 adıyla biliniyor, Baltık Denizi'nde ''yüksek teknoloji deniz savaşı'' simülasyonuydu, bu çalışma Kaliningrad sahillerini de kapsamaktaydı, iyi şekilde korunan Rus yerleşim bölgeleri Polonya ve Litvanya arasında adeta bir takoz görevi görüyor.
Tüm bu savaş oyunlarıi NATO takviyeleri, ABD birliklerinin savaş düzene eklenmesi – Washington'ın yeni ve tehlikeli stratejik bakış açısının bir yansıması. Oysa ki daha önce odaklanılan strateji terörizm ve kontrgerilla iken, şimdi strateji büyük güçler arasında konvensiyonel savaşa doğru değişti. Savunma Bakanı Ashton Carter 2 Şubat günü yaptığı konuşmada günümüz ortam güvenliğinin son 25 yıllık tablonun ardından bugün dramatik şekilde değiştiğini ifade ederken Pentagon'un 2017 mali yılında harcayacağı 583 milyar doları da duyurmuştu. Kendisi yakın zamanda ABD ordusunun isyancılar ve düzensiz güçlere karşı savaşarak heba edildiğini, yeniden bir ''süper güç rekabetine dönmek için'' Rusya ve Çin gibi büyük güçler ile ''son teknoloji'' bir savaş yapması gerektiğini de söylüyordu.
Bu tip muazzam ölçüde bir harcama bütçesi ve savaş planı alan güçlerin bir bölgeye yığılması kendi doğruları çerçevesinde, fakat ''büyük güçler rekabeti'' ABD stratejisinin Kutup Yıldızıdır. Soğuk Savaş boyuna, yaygın şekilde farzediliyordu ki ABD ordusunun esas vazifesi bütünüyle Sovyetler Birliği ile tüm gücünü kullanarak savaşa hazırlanmasıdır, ve bu durum ancak nükleer gerginliğin artması ile mümkün olabilirdi. O günden beri, Amerikan güçleri Orta Doğu' da ve Afganistan'da oldukça korkunç çatışmalar gördü, fakat bu çatışmaların hiç biri büyük bir güce karşı değildi, ve nükleer tehdit riskinin ortaya çıkmasına neden olabilecek nitelikte de değillerdi – bu yüzden şükretmeliyiz. Ancak şimdilerde, Bakan Carter ve yaverleri ciddi ciddi nükler saldırı riski doğurabilecek büyük bir güce karşı çatışma düşüncesi ve planı içerisindeler.

Atmosfere Soğuk Savaş histerisi yayan tüm bunları yorumlamaya nereden başlayabiliriz bilmek zor. Her şeyden önce şu orantılılık meselesi: ABD ve NATO'nun doğu kanatlarındaki hareketi Rusya'nın tehditkar duruşunun büyüklüğü ile uyumlu mu? Rusya'nın Krım ve doğu Ukrayna'ya müdahelesi gerçekten kışkırtıcı ve iğrenç, fakat doğrudan NATO'ya yönelmiş bir tehdit içerisinde olduğunu varsaymayı gerektirecek bir durum da yok. Rusya'nın bölgedeki öteki hareketleri, mesela Rusya'nın gemileri ve uçakları ile NATO üyesi ülkelerin hava sahalarını ya da karasularını işgal etmesi gibi değil de daha ziyade politik mesajlar vermek üzerine kurulu. Esasında, Rusya'nın NATO'ya saldırmak isteyebileceği bir senaryoyu gözde canlandırmak da zor.
NETİCE KÖTÜ OLABİLİR
Burada bir sırf öyle olsun istendiği için gerçekleşen bir senaryo sorunu bulunuyor. Duyurulduğu gibi büyük güçler rekabetine dönmek ve Rusya ile bir savaşa hazırlanmak, ABD ve NATO güçlerini harekete geçirmeleri ile bunun gerçekleşmesi nihai sonuç olacaktır. Tüm bunları söylerken Rusya'nın doğu kanadı ülkelerinde yaşanan sorunlar konusunda suçsuz olduğunu iddia edemeyiz, ancak NATO'nun oldukça yüksek bir seviyeye çıkarılmış girişimlerini Vladimir Putin rahatlıkla Rusya'nın güvenliğine karşı atılmış bir adım olarak algılayarak ülkesinin askeri gücünü genişletmesi için haklı bir sebep olarak görebilir. NATO'nun askeri düzen almasının ardından Rusya'nın karşı adımlar atması, ve böylece Soğuk Savaş şartlarına dönene kadar olaylar karşılıklı ilerleyecektir.
Sonunda, karşılıklı gerginliği arttırarak ve hesap hatası ile bir kaza riski ortaya çıkacaktır. ABD/NATO'nun Rusya'nın yanıbaşında özellikle Kaliningrad'da yaptığı idmanlar şiddet ihtimalinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Taraflardan birinin atacağı tehditkar bir adım ve ötekinin buna karşılık vermesi, ard arda atılan adımlar makul olarak bir çatışmaya ve top-yekün savaşa dönüşebiliyor. Geçtiğimiz Nisan ayında iki Rus uçağı Baltık Denizi'nde bir ABD destroyerinin 30 feet mesafesinden uçtuğunda, Dışişleri Bakanı John Kerry CNN'e konuşmuş ve ABD'nin angajman kurallarına göre isteselerdi bu uçakları vurabileceklerini söylemişti. Bunun nelere sebep olacağını bir düşünün. Neyse ki destroyerin kaptanı kendisine hakim olmayı tercihetti ve böylelikle ciddi bir hadise çıkması önlenmiş oldu. Fakat ABD ve NATO güçlerinin Rusya yarı sahasında konuşlandırmak, her iki tarafın riskli manevralar yapması, emin olabilirsiniz ki neticede ortaya kötü bir şeylerin çıkmasına neden olacaktır.
Kuşkusuz Varşova NATO zirvesi Brexit oylaması ve ardından gelen Avrupa genelindeki gürültüyü gölgede bırakacaktır. Fakat Batılı liderlerin kendilerini işlerine adamaları, içlerindeki ''birlik olmak'' ve ''tereddütsüz hareket etmek'' hevesine izin vermemeleri, askeri harekatların yaratacağı istikrarsızlıktan kaçınması sağlayacaktır. Elbette Rusya'nın dibine binlerce asker yığmadan da Baltık ülkelerine ve Polonya'ya güvence sağlamak da mümkün olabilir.

 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.