banner391
banner405

Kimse onları istemiyor

AB’nin zorunlu mülteci kotası uygulamasını referanduma götüren Macaristan, bugün bin 294 göçmenin kabul edilmesini oyluyor. Avrupa’nın diğer ülkelerinde ise aşırı sağcı partilerin yükselişi devam ediyor

Kimse onları istemiyor

banner404
FRANSIZ haber ajansı AFP, Avrupa’da aşırı sağcı ve göçmen karşıtı partilerin yükselişinin mülteci krizi nedeniyle artarak devam ettiğini yazdı. Yükselen aşırı sağcı politikaların mültecilerin geleceğini çok daha olumsuz etkileyeceğini vurgulayan AFP, anket sonuçlarını baz alarak Avrupa ülkelerindeki göçmen karşıtı partileri mercek altına aldı. İşte aşırı sağın hızla yükselişe geçtiği ülkeler:
FRANSA:
Aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) lideri Marine Le Pen seçmenin gözünde halkçı bir imaj çizmeye çalışıyor, ancak partinin kurucusu olan babası Jean-Marie Le Pen’in dönemiyle karşılaştırılmaktan kurtulamıyor. Le Pen’in babası, ırkçı nefreti tahrik ettiği ve Nazilerin işlediği suçları inkar ettiği için defalarca mahkum olmuştu. Jean-Marie Le Pen kızı tarafından daha sonra partiden atıldı. Le Pen 2012’deki cumhurbaşkanlığı seçiminde üçüncü sırada yer almasının ardından Ulusal Cephe, 2014’deki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden en güçlü parti olarak çıktı. Marine Le Pen’in 2017’deki cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda şansının güçlü olduğuna inanılıyor. Ancak Ulusal Cephe’nin iktidara gelebilmesi için çoğunluk sistemine göre yapılan ikinci tur seçimi de kazanması gerekiyor.
NORVEÇ:
2013 yılındaki parlamento seçimlerinde yüzde 16 oy alan göçmen karşıtı İlerleme Partisi, muhafazakarlarla birlikte hükümeti yönetiyor. Göç ve Uyum Bakanı Sylvi Listhaug da sağ popülist parti üyesi. Bu bakanlık, mülteci krizinin başgöstermesinin ardından Aralık 2015’te oluşturuldu.
AVUSTURYA:
Sağ popülist Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), Haziran ayı başında ülkede yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda çarpıcı bir zafer elde etti. Parti, ilk kez cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna bir aday gönderiyor. FPÖ’nün adayı Norbert Hofer seçimlerin favorisi. Özellikle işçiler, genç erkekler ve yaşlı seçmenler tarafından desteklenen FPÖ, Avrupa ve yabancı karşıtı söylemlerinin yanı sıra “Önce Avusturya” sloganını kullanıyor. Seçimlerin ikinci turunun 4 Aralık tarihinde yapılması planlanıyor.
ALMANYA:
Başkent Berlin’de geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen yerel seçimlerde liderliğini Frauke Petry’nin yaptığı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) yükselişini sürdürdü ve yüzde 14.2 oy alarak parlamentoya girdi. 160 sandalyeli Berlin Eyalet Parlamentosu’na 25 üye sokan AfD, 31 üyeli Başbakan Angela Merkel’in Hristiyan Demokratlar Partisi’ne büyük oy kaybı yaşattı.
HOLLANDA:
Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) Hollanda Parlamentosu’nda 10 yıldır varlık gösteriyor. Parlamentoda beşinci gücü oluşturan PVV’nin ana söylemi İslam karşıtlığı üzerine kurulu. Wilders, Hollanda’nın Avrupa Birliği’nden çıkmasını istiyor. Kamuoyu yoklamalarına göre PVV şu anda Hollanda’daki en güçlü siyasi parti.
FİNLANDİYA:
Gerçek Finler (PS) partisi 2015 yılından bu yana ülkede üçüncü büyük güç ve merkez sağ hükümetinde de Dışişleri Bakanlığı sahibi. Parti, sağ popülistler ve Euro karşıtlarından oluşuyor. Son seçimlerde yüzde 18 oranında oy alan parti, 20 bin mültecinin sınırdışı edilmesini istiyor.
İNGİLTERE:
Diane James liderliğindeki Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP), ülkenin Avrupa Birliği’nden çıkmasının öncülüğünü yapıyor. “Kontrolsüz göç”ün sona erdirilmesini isteyen UKIP, seçim sistemi nedeniyle Avam Kamarası seçimlerinde önemli bir rol oynayamıyor. Ancak parti, 2014’de Avrupa Parlamontosu seçimlerinden İngiltere’nin en güçlü partisi olarak çıkmıştı. UKIP’in adından çok söz ettiren lideri Nigel Farage geçtiğimiz haftalarda görevi James’e devrettiğini açıklamıştı.
POLONYA:
Hak ve Adalet Partisi (PiS), Polonya’da 2015’ten beri iktidar koltuğunda. Parti, ülkede basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığını tartışmaya açtı. Müslümanlar, PiS ve halkın geniş bir kesimi tarafından hoş karşılanmıyor.
MACARİSTAN:
Milliyetçi muhafazakar ve sağ popülist FIDESZ 2010 yılından beri Macaristan’da tek başına iktidar. Başbakan Viktor Orban, Brüksel’den gelen protestolara rağmen basın özgürlüğü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin konularda kısıtlamalarını sürdürüyor. Orban, mültecilerin gelişini engellemek için de sınırlarına tel örgüler çektirdi.
SLOVAKYA:
Mart ayında gerçekleştirilen seçimlerde liderliğini Marian Kotleba’nın yaptığı aşırı sağcı Bizim Slovakyamız Partisi 150 sandalyeli parlamentoya 14 üye soktu. Neo-Nazi kökenli parti, göçmenleri hedef alıyor.
Referanduma gidiyorlar
Mayıs ayında Avrupa Birliği’nin (AB) zorunlu mülteci kotası uygulamasını referanduma götürme kararı alan Macaristan, bugün bin 294 göçmenin kabul edilip edilmeyeceğini oyluyor. Macar seçmene, ülkeye milli parlamentonun değil de Brüksel’in kararıyla mülteci alınmasına razı olup olmadığı soruluyor. AB İçişleri Bakanları Konseyi oy çoğunluğuyla Macaristan’ın bu yıl bin 294 mülteci kabul etmesini kararlaştırmıştı.
Brüksel’e tepkililer
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, “Brüksel kaçak mültecileri ülkeye kabul etmemizi istiyor” sloganını kullanarak, seçmenin mültecilerin kabul edilmemesi yönünde oy kullanmasını istiyor. Bir yıl önceki mültecilerin AB ülkeleri arasında paylaştırılmasıyla ilgili oylamayı kaybeden Viktor Orban Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen mülteci zirvesinden sonra, “Bizi kandırdılar. Mani olmazsak yine kandırırlar” demişti.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.