banner391
banner405

"Dünyanın en sıcak noktası!"

Kimileri Suriye’nin ve bölgenin anahtarı olarak nitelenecek derecedeki önemini, kimileri ise IŞİD’in (Irak Şam İslam Devleti) Avrupa’ya açılan kapısının kapanmak üzere olduğunu vurguluyor

"Dünyanın en sıcak noktası!"

banner404
FAKAT hangi açıdan bakılırsa bakılsın, Suriye’nin en hararetli bölgesi şu an Türkiye’den bir saat, IŞİD’in karargâhı Rakka’dan ise iki saat uzaklıktaki Menbic.
BBCTürkçe'ten Rengin Arslan'ın haberine göre; iki gün önce başlatılan ve dün ilan edilen askeri harekat, uluslararası koalisyonun hava desteği ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve bu yıl oluşturulan Menbic Askeri Meclisi tarafından yürütülüyor.
Bu güçlerin Menbic’in etrafındaki köyleri almaya başladığı ve kent merkezine harekatın da çok sürmeden sonuçlanabileceği bekleniyor.
Menbic, Suriye'deki silahlı Kürt güçlerinin kontrolü altında bulunan Cerablus'un güneyinde yer alıyor.Menbic Askeri Meclisi'nde hangi milletin ağırlığının ne kadar olduğu konusunda birbirinden farklı açıklamalar ve bilgiler olsa da, bölge halklarının bir araya gelmesiyle oluşturulan bir meclis olduğu herkesin üzerinde uzlaştığı bir husus.
Savaş öncesinde 100 bin kişilik nüfusuyla görece küçük sayılabilecek Halep’e bağlı bu şehirde Araplar başta olmak üzere Kürtler, Türkmenler ve Çerkesler yaşıyordu.
IŞİD’in Avrupa’ya açılan kapısı
Bölge Suriye’deki savaşın başlamasının hemen ardından çoğunluğu cihatçı bütün örgütlerin hakimiyet savaşı verdiği bir nokta oldu. Önce Özgür Suriye Ordusu, sonra Nusra Cephesi, Ahrar'uş Şam ve en sonunda IŞİD.Bu bölgenin anahtar olarak nitelendirilmesinin arkasındaki sebeplerden biri Menbic’in, IŞİD’in Avrupa’ya açılan kapısı olarak görülmesi.
Zira IŞİD, Rakka ve Deyr ez Zor’a militan akışını buradan sağlıyor.
'Dünyanın en sıcak noktası'
Suriye’nin Sünni iç bölgelerine hakim olmak isteyenlerin yolunun mutlaka Menbic’ten geçmesi gerektiğini söyleyen analist Metin Gürcan da bu küçük yerleşim yerine hakim olanın, bölgede söz sahibi olacağını vurguluyor.
Gürcan, “Türkiye’yi Suriye’ye bağlayan stratejik önemde bir bölge. O bölgeye hakim olan Suriye’ye, Suriye’ye hakim olan da, bölgenin geleceğine çok ciddi anlamda söz sahibi olacak. Bu anlamda bu bir varoluş sınavı. Belki küçücük bir yer ama dünyanın en sıcak noktası” diyor.
Türkiye için neden önemli?
Peki burada Türkiye ne kadar söz sahibi? Bu yılın başından bu yana Menbic Türkiye ile ABD arasında yürütülen görüşmelerdeki öncelikli başlıklardan biri olmuştu.
Türkiye, Menbic cebi olarak anılan bölgede, savaştan kaçan Suriyeliler için güvenli bir bölge oluşturmak istediğini kamuoyu önünde de dile getirmişti.Halep’teki çatışmalardan kaçan on binlerce Suriyelinin buraya yerleştirilmesi için çabalar Ankara’da konuşuluyordu.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da o dönem yaptığı bir açıklamada, "Bizim esas amacımız bu 98 kilometrelik Menbic bölgesini DAEŞ’ten (IŞİD) temizlemek. Bu gerçekleştirildikten sonra güvenli bölge zaten kendiliğinden oluşur" demişti.
Türkiye’nin bu istediği yerine gelmediği gibi, 'kırmızı çizgi olarak' sıklıkla nitelenen Fırat’ın batısı da Kürtlerden azade kalmadı.
Ankara, Suriye’nin kuzeyindeki silahlı Kürtlerin örgütü YPG’yi, PKK’nın bir uzantısı olarak görüyor ve 'terörist bir örgüt' olarak nitelediği PKK ve YPG arasında hiçbir fark görmediğini sıklıkla yineliyor.
Şu an Ankara’nın bu bölge üstündeki istekleri yerine gelmemiş olsa da, sınırın 30 kilometre ilerisindeki bu hareketlilik sakin bir tonda takip ediliyor.
Erdoğan: 450 kadar YPG’li var denildi
Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Kenya ziyaretinde yaptığı açıklamada, “Şu anda Suriye Demokratik Güçleri olarak ifade edilen bu güçlerin içerisinde yaklaşık 450 kadar YPG’li var bunun dışında 2 bin 500 civarında Araplardan var. Yani toplamda yaklaşık 3 bin kişi bu operasyonun içerisinde yer alıyor ve söylenen de şudur; YPG burada Menbic’de daha çok lojistik bir güç teşkil edecek, asıl gücü Araplar oluşturacak.”Dolayısıyla hükümetin ve devlet kademelerinin bu operasyon ile ilgili tepkisel bir çizgi izlemediği söylenebilir.
Türkiye’nin eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen de, “Ankara’nın ABD’ye doğrudan karşı çıkarak bu harekatı dolaylı veya doğrudan engellemeye kalkışması da olası ve mümkün değil” diye yorumluyor durumu.
Selcen aynı zamanda genel görünümü şöyle değerlendiriyor: “Ankara’nın Azez ve Cerablus’un SDG eline geçmediği ve iki yerleşim birimi arasında 15 km derinlikli bir şeridin SDG denetimi dışında kalmasına mevcut koşullarda kabulleneceğini düşünürüm. Ancak bu senaryonun dahi geçerliliği kısa sürede tartışmalı hale gelebilir.
“Özetle, Türkiye’nin Suriye’deki Kürt Akraba Topluluklarına, bunlar kendilerini hangi siyasi ve/veya silahlı oluşum üzerinden temsil ederse etsin, yaklaşımı değişmedikçe obüs menzili olan 30 km ötesinde ve şimdilik IŞİD denetimindeki 98 km şerit dışında pek bir etkinliğinin olamayacağı açık."
'Sahada YPG ağırlığı var'
Ancak, Türkiye’de oluşan genel algının ve yapılan açıklamanın tersine sahadaki ağırlığın YPG’de olduğu yönünde bilgiler aktaranlar da var.
Gürcan, “Sahada YPG’nin net ağırlığı var. Buna makyajlı YPG diyorum. O işin omurgasını oturtan, takım düzeyinde omurga YPG. Sünni Araplar biraz daha komuta durumunda. Sünni Arap aşiret reisini o mıntıkanın komutanı olarak atıyorlar ama asıl takımlar, icracı birlik YPG’den oluşuyor” diyor.
Peki bundan sonra ne olacak?
Eski başkonsolos Aydın Selcen, “Kısa vadede, SDG’nin halen 10 kilometreden fazla yaklaştığı Münbiç’i IŞİD’den kurtarmasını, ayrıca batıdan da Mare üzerinden El Bab’a bir koridor açarak Kobani - Afrin kantonları arasındaki kara bağlantısını kurmasını beklemek yanlış olmaz.
“Yine kısa vadede IŞİD’in, Türkiye açısından Suriye içinde belki en stratejik önemi haiz yer olan Azez’e taarruzunun da varacağı sonucu yakından izlemek gerekir” diyor.
Etrafındaki köylerin alınmaya başlandığı Menbic’te olanlar Türkiye’nin sıcak gündeminin bir parçası olmaya bu yaz boyunca da devam edecek gibi görünüyor.


 
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.