banner391
banner405

Dost mu, düşman mı?

Kadın vücudunda önemli işlevleri olan östrojen, meme kanseri söz konusu olduğunda hem olumlu hem de olumsuz rol üstleniyor

 Dost mu, düşman mı?

banner404
ÇÜNKÜ östrojen fazlalığı kanseri tetikliyor ama bu hormona duyarlı tümörlerde tedavi şansı daha yüksek.
İki majör kadınlık hormonu var; östrojen ve progesteron. Bunlar; başlıca görevleri olan cinsel işlev ve üreme dışında kemik, kalp ve damar sağlığı açısından da önemli. Eksikliklerinde; kadın hayatını zorlaştıran çok sayıda sorunla birlikte kemik ve kalp-damar hastalıkları sıklığı da artıyor.

Kadınlık hormonlarıyla meme kanseri arasında da ciddi bir bağlantı var. Meme kanseriyle uğraşan uzmanlar daha çok östrojeni işaret ediyor. 30 yaşından önce doğum yapmak, bu kanserde riski azaltan faktörlerden biri. Bu çerçevede; hamilelikte yüksek östrojenin progesteron ile dengelendiğine vurgu yapan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gökhan Demir aradaki ilişkiyi, “Kadınların uzun süre ve yüksek oranda progesteron ile dengelenmemiş östrojene maruz kalmaları, menopoz öncesi ve sonrası dönemde meme kanseri riskini arttırır” sözleriyle açıkladı.

Erkeklerde de meme kanseri gelişebiliyor ama hastalık kadınlarda, erkeklerden 100 kat fazla. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras’a göre bu durum, muhtemelen erkeklerde kadınlık hormonlarının az miktarda bulunmasına bağlı.

Doğum yapmamak, küçük yaşta adet görmek ve menopoza geç girmek gibi etkenlerin meme kanseri riskini artırdığını vurgulayan Prof. Uras, “Burada temel sebep olarak, memelerin bu hormonlara daha uzun süre maruz kalması gösterilmiştir” bilgisini aktardı. 

KEMOTERAPİYE ALTERNATİF TEDAVİ ŞANSI VERİYOR
Hormon düzeyi arttıkça meme kanseri riskinde de artış saptandığını belirten Prof. Uras’a göre, östrojenin kanser oluşumunda rolünü gösteren bir diğer kanıt da, östrojen düzeyi ilaçlarla düşürüldüğünde kanser riskinin azalması.

Tümörün östrojen veya progesteron reseptörü (ER ve/veya PR) açısından pozitif olması, kanserin bu hormonlara duyarlı olduğunu, yani bu hormonların tümörün büyümesinde ve yayılmasında etkili olduğunu gösteriyor. Peki, bu durum, tedavi başarısı açısından iyi mi, kötü mü? Prof. Gökhan Demir’e göre bu duyarlılık, hem pozitif hem de negatif etkiye sahip: “Östrojen fazlası meme kanseri riskini arttırır ama östrojen reseptörü taşıyan tümörler tedavi şansı açısından bizim sevdiğimiz tümörlerdir. Çünkü bunlarda kemoterapi dışında hormonal tedavilerden de cevap alınabilir.”

Prof. Uras’ın soruya cevabı ise, “Bu hormonların reseptörlerine bağlanacak ilaçlarla tümörün büyüme ve yayılmasına karşı koymak mümkün. ER ve/veya PR negatif tümörlerde hormonal tedavi şansı yoktur, kemoterapi gerekir. Özellikle metastatik meme kanserinde endokrin tedavi, kemoterapiye göre çok sayıda üstünlüğe sahiptir” şeklinde.

Kanser-hormon ilişkisinde birçok kadının kafasını kurcalayan noktalardan biri de tüp bebek tedavileri. İnfertilite tedavilerinde kullanılan hormonların meme kanserini tetiklediği yönünde yaygın bir kanı var. Ancak bu konudaki araştırma sonuçları kafaları biraz daha karıştıracak nitelikte. Uzmanların görüşleri ise şöyle:

PROF DEMİR: İKİ UCU KESKİN KILIÇLA OYNAMAYA BENZER 
Prof. Dr. Gökhan Demir: Östrojenin fazlası özellikle progesteron hormonu ile dengelenmemiş hali meme kanseri riski açısından zararlıdır. Bu bakımdan uzatılmış hormon replasman tedavileri ve fazla sayıda fertilizasyon denemeleri riski arttırabilir. Özellikle ailesinde meme kanseri öyküsü bulunanların daha dikkatli olması gerekir. Tüp bebek tedavisinde de yüksek doz hormon kullanılmaktadır ve hormonlarla oynamak iki ucu keskin kılıçla oynamaya benzer. Dolayısıyla bu tedaviler mutlaka çok ehil ellerde, tüm riskler araştırılarak ve sonuçları tartışılarak yapılmalıdır.

PROF. URAS: ÇALIŞMALAR HEM OLUMLU HEM OLUMSUZ ETKİ GÖSTERİYOR 
Prof. Dr. Cihan Uras: Çalışmaların çoğunda, tüp bebek tedavisinin meme kanserini arttırmadığı sonucuna varılmıştır. Daha az sayıda olmakla birlikte, bunun aksini ileri süren çalışmalar da vardır. Mesela son yıllara ait bir çalışmada, tüp bebek tedavisinin genel olarak meme kanseri riskini arttırmadığı, ancak bu tedaviye erken yaşta başlayanlarda risk artışı olduğu ileri sürüldü. Bir diğer yeni çalışma ise tüp bebek tedavisiyle çok sayıda çocuk sahibi olan kadınların daha sık meme kanserine yakalandığını vurgulamaktadır. Buradaki temel tartışma, yumurtalığı uyarmak üzere kullanılan klomifen adlı hormonal ilaçtan kaynaklanmaktadır. Oysa bazı çalışmalarda, klomifenin meme kanserini arttırmak bir yana, tam tersine azalttığı belirtilmektedir. 

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.