SÜPER Kupa finali maçında çıkan olaylardan sonra Fikret Orman tanıdık bir dille, Çarşı'nın astığı pankartı siyasi içerik taşıdığı için "Siyaset yapmıyoruz. Bu pankartı asmak bizim inisiyatifimizde değildir" dedi. Siyasetin futbola bulaşmadığını kime söylerseniz söyleyin, artık bu söze millet k... ile güler geçer. Beşiktaş'ın stadyum açılışında Orman'ın siyaset üstü konuşmasına ve methiyeler düzüp, halkın kendi parası ile yapılan stadyumunu aşırıya kaçıp takdir etmesini henüz kimse unutmadı. Siyasetçi, Süleyman Demirel rüzgarından sonra 2000'li yıllardan günümüze sahaya nasıl inerim sorusunun yanıtını her şehre stadyum yaparak (halkın kendi verdiği vergiler ile) politik atmosferi tribünlere taşıyarak siyaset çubuğunu yeşil zeminin tam kalbine şut atarak gerçekleştirmek istedi. Ancak unutulan ve değerlendirilmeyen bir şey vardı, tribünlerde var olanlar hem futbolun hem kulübün hem de armanın temsilcisi; sokakta, trendeki, fabrikadaki ve pazardaki halk idi. Taraftar pazarda ve kasapta kendi cebindeki para ile tribündeki sevdasını birlikte düşünmeye başladı. Bunları düşünürken kendi varlığını ve birliğine, ulusal kurtuluşuna, liderine, kısaca Cumhuriyet değerlerine sahip çıkarak taraftar kimliğini siyaset üstü erişime açtı. Alıştığımız sözcük, halk salon dilinde "milli irade" kimliği ile yarattığı coşkuyu sıkı sıkıya sarılarak isyanını yollara sığdırmakta engel bulurken, bu direncini stadyumlara taşıyarak kendi sloganına olan inancını arenalara taşıyarak bir olmazı başardı. Cumhuriyete karşı olanlara verdiği tribün mesajı her maçtan önce ve maç içinde birlikteyiz ve birlik olacağız, Cumhuriyete sahip çıkacağız mesajı bir ulusal söylem olarak yeşil zeminlerde krampon sesinden önce kendi orkestralarının akustik dilinde Cumhuriyet senfonisine dönüştürerek tribün devrimini gerçekleştirmeyi bildiler.

Çarşı PKK propagandası yapmıyor, çarşı siyasetçiler için adam toplamıyor, Çarşı armasına sahip çıkıyor, Çarşı yeşil zemine yapışarak yaşamıyor. Çarşı siyaset yapmıyor. Çarşı'nın derdi kelebek bıçağı değil, Cumhuriyete yabancı ellerin değmesini istemiyor, Cumhuriyetin marşına sahip çıkıyor. Çarşı'nın başkomutanı belli, onun arması belli, onların logosu belli. Onların derdi sofralarındaki ekmeğin tadını "Cumhuriyet" yemeğine bandıra bandıra yemek.
Çarşı, kollektif futbolun sahaya yansıyan en devrimci çığlığıdır. Çarşı Anadolu, Çarşı dağ başında bir köy, Çarşı bir aşk romanı, edebiyatçı, şair, yazar, çizer, Çarşı, başka takımlar için (!) bir korku takımıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner457

banner449

English Russian

banner459

banner381

banner344

banner386

banner349