banner391
banner405

Suda üretim laleyi ana vatana döndürecek

Dünyaya süs bitkileri ihraç eden Antalya'da ilk kez suda ilaç ve gübre kullanılmadan yaklaşık 700 bin lale üretilmeye başlandı.

Suda üretim laleyi ana vatana döndürecek

banner404
Dünyaya süs bitkileri ihraç eden Antalya'da ilk kez suda ilaç ve gübre kullanılmadan yaklaşık 700 bin lale üretilmeye başlandı.
Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Osman Bağdatlıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kesme çiçek ihracatçıları olarak çeşitliliği artırmaya yönelik çalışma yaptıklarını belirtti. Almanya ve Hollanda'daki çiçek üreticileriyle yaptıkları çalışmalarda bir dönem Anadolu topraklarının ürünü olan lalenin özellikle Hollanda'dan tüm dünyaya satıldığını gördüklerini ifade eden Bağdatlıoğlu, ''Özellikle Türkiye'nin de laleyi ithal ettiğini görmek bizi çok üzdü'' dedi.
Hollanda'daki lale üretim alanlarında incelemelerde bulunduklarını anlatan Bağdatlıoğlu, lalenin toprak yerine suda üretildiğini ve bu şekilde verimliliğinin arttığını öğrendiklerini kaydetti. Bu doğrultuda Antalya'daki 3 firmanın belli miktarda lale soğanları ithal ederek suda üretime başladıklarını dile getiren Bağdatlıoğlu, ''Bu yıl yaklaşık 700 bin lale suda üretime girdi. İlk etapta iç pazarın ihtiyacını karşılamayı, yani ithali bitirmeyi planlıyoruz. Ardından üretim arttıkça ihracata başlayacağız. Bir dönem Osmanlı İmparatorluğu'na damgasını vuran ve Türk isimleriyle dünya piyasasına sunulan laleyi yuvasına geri döndürmeyi amaçlıyoruz'' diye konuştu.
Üretilen lalelerin yüzde 80'inin iç piyasada, yüzde 20'lik kısmının da ihraç edileceğini belirten Bağdatlıoğlu, Almanya ve Rusya bölgelerine ilk ihracatların başladığını kaydetti. İleriki dönemlerde lale soğanlarını da Türk firmalarının üretmeye başlayacağını söyleyen Bağdatlıoğlu, Türkiye süs bitkileri ihracatçıları olarak tüm dünyaya laleyi de Türkiye'den sunmak istediklerini bildirdi.
Çiçeklerin bulundukları ülkelerde kadın ya da şehir isimleriyle adlandırıldığına işaret eden Osman Bağdatlıoğlu, Osmanlı döneminde lalenin sarığı andıran görünümünden dolayı Latince bilimsel adının Tulipa ''sarık'' anlamında kullanılan ''tülbent'' sözcüğünden geldiğini kaydetti.
Türkiye'de yetiştirilen çeşitlerine de Türk adları konulacağını ifade eden Bağdatlıoğlu, ''Yeni türlere kendi kadınlarımızın, şehirlerimizin isimlerini verebiliriz. Hatta araştırma enstitüleri tarafından bu konuda yarışma düzenlenebilir. Yeni türlere Türk adları koyduğumuzda daha etkili olacağımıza inanıyorum'' dedi.

-Türkiye'de ilk kez uygulanıyor-

Flash Tarım Firması İşletme Müdürü Atınç Çelebi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, firma olarak 400 bin lale üretimi yapacaklarını söyledi. Türkiye'de ilk kez su kültürü ile lale üretiminin Antalya'da uygulandığını anlatan Çelebi, lalelerin yetişmeye başladığını ve lale üretiminin Nisan ayına kadar devam edeceğini kaydetti.
Suda üretimin daha az alanda daha fazla üretimin yapılmasını sağladığını vurgulayan Çelebi, ''Herhangi bir ilaç, gübre kullanmadan lale üretimini gerçekleştiriyoruz. Üretimi 21 gün içinde tamamlıyoruz, bu da bize istediğimiz tarihte üretimi gerçekleştirme fırsatı sunuyor'' diye konuştu.
Su kültürü ile üretim sisteminde bitkinin kökünün tamamen suyun içinde yer aldığını dile getiren Çelebi, bitkinin topraktan alması gereken tüm mineralleri sudaki karışımdan aldığını belirtti.

-Sevgililere kırmızı lale-

14 Şubat Sevgililer Günü için de özel üretim yaptıklarını anlatan Çelebi, kırmızı renkte laleler yetiştirdiklerini söyledi. Lalelerin hasadının ise tamamlanmak üzere olduğunu dile getiren Çelebi, üretilen lalelerin iç piyasada çok iyi karşılandığını ifade etti.
Üretilen lalelerin büyük bir bölümünün iç piyasaya satılacağını kaydeden Çelebi, Özbekistan, Azerbaycan gibi ülkelere de az miktarda ihracatın gerçekleştirileceğini belirtti.

Muhabir: Hatice Özdemir
Yayıncı: Tuncer Çetinkaya

Kaynak: Anadolu Ajansı
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.