banner391
banner405

'Sonunda kurban olduk'

ANADOLU Çevre Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Alanya Şubesi tarafından 'Balkanlarda İslam ve Aliya İzzetbegoviç' konulu konferans gerçekleştirildi.

'Sonunda kurban olduk'

banner404
 - Erkan UYSAL
 İzzetbegoviç'in danışmanı Zekirija Alievski'nin konuşmacı olduğu seminere çok sayıda kişi katıldı. Konferansta konuşan Alievski, yaşadıkları dönemde Avrupa'da İslam'ı yaşatmanın kolay olmadığını söyledi. Alievski, "İzzetbegoviç, Müslümanlara hakkını kazandırmak istedi. İzzetbegoviç, İslam karşıtı ve Müslümanların Avrupa'ya sonradan gelmiş olduğuna inanan bir çevrede yetişti. İkinci Dünya Savaşı sonrası 1946'da Yugoslavya  bağımsızlığına kavuştu. Bağımsızlık hareketinde komünistler önemli rol oynadıkları için yönetimi ele geçirdiler. Parti, yönetimi ele geçirince dinlere, özellikle de İslam'a karşı savaş başladı. İzzetbegoviç komünist baskının en önemli hedeflerinden biriydi. Bu sebeple 1949'da İslamcılık suçlamasıyla beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. İzzetbegoviç tüm baskılara rağmen İslami konularda kafa yormaya, fikirler üretmeye ve etrafını aydınlatmaya devam ediyordu. Tito'nun 1974'te yeni bir anayasa hazırlamasıyla yönetim Müslümanlar üzerindeki baskıyı hafifletti. Böylece bazı geleneksel İslami kurumlar yeniden işlev kazandı. Bazı camiler ve medreseler yeniden açıldı. İzzetbegoviç, Avrupa'nın ortasında İslamcı bir cumhuriyet kurmakla suçlandı ve 14 yıl hapse mahkum edildi. Cezası Yargıtay kararıyla 11 yıla indirildi. İzzetbegoviç 1988'de afla serbest bırakıldı. Önemli bir fikri eserinden dolayı hapse atılması onun fikirlerinin çevrede daha çok yankı uyandırmasına neden oldu. İzzetbegoviç hapisten çıktıktan sonra dünyada komünist rejimler çöküşe geçmişti. Yugoslavya'da eski federatif yapının korunması konusunda duyarlılık kalmamıştı. İzzetbegoviç, 1989'da bir siyasi parti kurdu. 1990'da Bosna'da cumhurbaşkanı oldu. 1990'lı yıllarda Yugoslavya Federatif Cumhuriyeti içinde bağımsızlık hareketleri başladı. Hırvatistan ve Slovenya'nın bağımsızlık mücadelesine destek olan Avrupa ve ABD, Bosna Hersek'i ise Sırp güçleri karşısında yalnız bıraktı. Bu süreçte Bosna-Herseklileri en çok sıkıntıya sokan Avrupa'nın üçüncü büyük ordusu ve Sırp çetnikleriydi. Müslümanlar askeri destekten yoksun ve silah bakımından zayıftı. Sırplar Bosna-Hersek'in şehirlerini işgal etti. Savaş nedeniyle bir milyona yakın insan göç etti. Sırplar işgal ettikleri bölgelerde katliam yaptılar. Bunun yanında Sırplar camiler ve İslami izler taşıyan eserleri yok etmeye özen gösteriyorlardı. 1994'ün sonlarında Bosna-Hersek'teki iç savaşın aldığı can sayısı 250 bine çıktı. Direniş ve savaş aynı zamanda Müslümanlar arasında İslami bilinçlenmenin artmasını sağladı. Müslümanlar daha çok İslam'a dönmeye başladı. Srebrenistsa'da Müslümanların elindeki silahlar koruma adı altında toplandı. Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa'ya saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını almak için yaptıkları başvurular reddedildi. Birleşmiş Milletler (BM) askerleri 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti. Bir hafta süren katliam İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en büyük katliam olarak tarihe geçti. Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamı soykırım olarak kabul etti ama bundan Sırbistan'ın sorumlu tutulamayacağı kararını verdi. Bosna-Hersek'te savaşı bitiren Dayton Anlaşması benim için hiç kıymeti olmayan bir anlaşma oldu. İzzetbegoviç de aynısını söyledi. İzzetbegoviç, 'Bu adil bir barış olmayabilir ama süren bir savaştan daha iyidir' demişti. Avrupa, ABD Bosna-Hersek halkına hiçbir şekilde destek vermedi. Dayton Anlaşması ile Bosna-Hersek'in yüzde 51'i Müslümanlara ve Hırvatlara, yüzde 49'u da Sırplara verildi. Anlaşma, yönetimin de bu üç halk arasında paylaşılmasını öngörüyordu. Sonuç olarak ABD ve Avrupa, haçlı kimliğini bir kez daha ortaya koydu. Bunu bazı Avrupalı tarihçiler de kabul etti. Güçlü bir ordumuz, büyük bir ekonomimiz olmayınca sonunda kurban olduk" dedi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.