banner391
banner405

'Şiddet kanıksanmamalı'

ANTALYA'da düzenlenen 3'üncü Kadın Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde, toplumun kadın- erkek eşitliği konusunda eğitilip bilinçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle kadına yönelik şiddeti kanıksanır hale getirecek haberlerden kaçınılması gerektiği belirtildi

'Şiddet kanıksanmamalı'

banner404
ANTALYA Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 'Medyanın Kadına Yaklaşımı' konusunun işlendiği 3'üncü Antalya Kadın Zirvesi'nin sonuç bildirgesi açıklandı. 'Türkiye Cumhuriyeti Devleti, taraf olduğu Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) gibi evrensel çağdaş kriterler konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır' denilen bildirgede, 2013 Dünya Ekonomik Forumu'nun verilerine göre Türkiye'nin kadın-erkek eşitliği konusunda 136 ülkede 120'nci sırada yer aldığına dikkat çekildi.

"KADIN İSTİHDAMI STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI"

Bu nedenle, Avrupa Birliği (AB) uyum sürecinde Kopenhag Kriterleri uyarınca mecbur olunmasına rağmen hala ulusal kadın istihdamı stratejisinin oluşturulamadığı ve derhal oluşturulması gerektiği belirtilirken, yükümlü olunduğu halde hala hazırlanmamış olan ulusal kadın istihdamı stratejisinin bir an önce hazırlanması gerektiği ifade edildi.

POLİTİKACILAR VE YÖNETİCİLER EĞİTİLMELİ

Sonuç bildirgesinde 4 bin 320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Yasa'nın kadınların güçlendirilmesi yönünde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanırken şöyle denild:

"Sosyal hizmet ve bakım alanlarında kadını güçlendirmeyi amaçlayan değil, kadını çalışma yaşamına uygun görmeyen politikalara son verilmesi, iş yerlerine kreş açılmasının yeniden gündeme getirilmesi gerekmektedir. Politikacıların ve yerel yöneticilerin, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitimden geçirilmesi gerekmektedir." 

"NİTELİKLİ PROGRAMLAR HAZIRLANMALI"

Kadınlara yönelik; onların ihtiyaçlarını, düşüncelerini ifade etmeleri ve geleneksel kalıpların dışındaki dengeli rollerle temsil edilmeleri için nitelikli programlar hazırlanması konusunda yayıncı kuruluşların teşvik edilmesi ile tüm alanlarda olduğu gibi medyada da kadınların karar mekanizmalarında ve içerik belirleyici etkin konumlarda olması için cinsiyet kotası ya da teşvik içeren yasal düzenlemelerin hazırlanması gerektiği dile getirildi.

ÖNYARGILARIN ÜRETİLMESİ ENGELLENMELİ

Medyaya ilişkin bütün alanlarda ve iletişim sistemlerinde faaliyet gösteren kadın gruplarının desteklenmesi gerektiği vurgulanan bildirgede, şöyle denildi:

"Haberlerde şiddet görüntüleri, şiddet olgusunu görsel ve dramatik ses efektleriyle abartmadan, mağdur kişi ya da yakınlarını deşifre etmeden, şiddet olgusu yakın planlarda, büyük ölçeklerde yansıtılmadan, görüntü ve yayın tekrarı ile kanıksatılmadan ve hepsinden önemlisi olumlanmadan, eleştirel bir dille, 'haber' niteliği içinde yani dikkatli biçimde verilmelidir. Böylece toplumda mevcut olan, gelenekler ve göreneklerle beslenen, kadın ve erkeğe ait önyargıların yeniden üretilmesine neden olan ayrımcı dil, engellenmelidir." 

MEDYA OKURYAZARLIĞI ANLATILMALI

Sonuç bildirgesinde tüm medya çalışanlarının, içerik üreticileri ve karar vericilerin toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ve medyanın toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamadaki etkisi konusunda eğitim almalarının sağlanması gerektiği aktarıldı. Sonuç bildirgesinde, şöyle devam edildi:

"Zorunlu olarak yayınlanan kamu spotlarında ağırlığın toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi yönünde kullanılmasına dikkat edilmelidir. Toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini önlemek amacıyla 'Medya Okuryazarlığı' reklamlarda, radyoda, sosyal medyada, dizilerde, filmlerde süregelen cinsiyet eşitsizliğini tanıma ve kavrama kabiliyeti olarak yerleştirilmelidir. 2007 yılından itibaren ilköğretimde seçmeli olarak okutulmaya başlanan 'Medya Okuryazarlığı Dersi'nin önemsenmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir."

YEREL ÖLÇEKTE ATÖLYELER KURULMALI

Medya okur-yazarlığının faydasının etkin ve yaygın biçimde topluma anlatılması, iletişim fakültesi mezunlarının çeşitli eğitimlerden geçirilerek bu dersleri vermelerinin sağlanması gerektiği anlatılan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:

"Yerel ölçekte bu konuyla ilgili atölyeler kurulması sağlanmalıdır. Bu alanda yapılacak çalışmalar, hem iletişim fakültesi öğrencilerine istihdam yaratmak, hem de toplumsal gelişim ve değişim açısından önemlidir. İşitsel, görsel ve yazılı teknolojileri kullanan profesyonel kişilerin, medya okuryazarlığı konusunda eğitim almaları zorunlu kılınmalıdır."

MEDYA İZLEME GRUBU DESTEKLENMELİ

Çok sayıda kadın örgütünün oluşturduğu Medya İzleme Grubu'nun (MEDİZ) daha etkin çalışmalar yapmak üzere desteklenmesi gerektiği belirtilirken, medya tüketicisinin yayın organlarına tepkilerini ve eleştirilerini bireysel olarak iletebilmeye teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı. 

Kadınların medya okuryazarlığı ve yeni iletişim teknolojilerinden yararlanabilmesi için medya okuryazarlığı eğitiminin sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan eğitim programları kapsamına alınması gerektiği açıklanan bildirgede, şu ifadelere yer verildi:

"Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı konusunun bir medya içeriği olarak ciddi programlarda da tartışılması sağlanmalı, gerekirse bu içerik bir kampanyaya dönüştürülmeli ve bunu koordine edecek bir eylem platformu kurulmalıdır. Bütün bunları gerçekleştirmek üzere de hükümetin gerekli fonu sağlaması konusunda etkin ikna süreci başlatılmalıdır."

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.