banner391
banner405

"Çocuk gelinler ömür boyu istismar mağduru"

Dicle Üniversitesi'nden Prof. Dr. Remzi Oto, Türkiye'de üç evlilikten birinin çocuk yaşta gerçekleştiğini belirterek, "Bu çocuklar, gelin gittikleri evde mevsimlik işçi olarak çalıştırılan, cinsel, ekonomik anlamda hizmet eden bireyler haline dönüşüyor" dedi


banner404

TÜRKİYE ve dünyadan uzmanların katılımıyla Antalya'da düzenlenen 21'inci Uluslararası Cinsel Sağlık Kongresi'nde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Oto, 'Aileleri Tarafından İstismar Edilen Çocuklar: Çocuk Gelinler' başlıklı sunum yaptı. Diyarbakır'da psikolog, sosyal hizmet uzmanı, sosyologdan oluşan ekiple çocuk yaşta evlilik yapmış 300 kadınla görüşerek araştırma yaptıklarını anlatan Prof. Dr. Oto, çalışmanın, çocuk yaşta evlendirilmiş kızların ömür boyu istismar mağduru olduklarının önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Oto, çocukların sokakta oynarken, arkadaşlarıyla okula giderken evlendirilerek damadın evine ya da 'ev üstüne' diye tabir edilen büyük babaların veya annelerin evine gelin gittiklerinin gözlemlendiğini anlattı. Çocuk gelin sorununun çözümü için eğitici çalışmalar, yasal düzenlemeler ve yaptırımların ağırlaştırılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Oto, "Çocuk yaşta evlendirilen çocuklar, gelin olarak gittikleri evde gelin olmaktan çok, mevsimlik işçi olarak çalıştırılan, cinsel, ekonomik anlamda hizmet eden bireyler haline dönüşüyor" diye konuştu.

YAŞAM BOYU MAĞDURİYET

Çocuk yaşta evlendirilme nedenlerinin yoksulluk, kalabalık ya da parçalanmış aile yapısı ve evliliği meşrulaştırmak için dayandırılan dini ve kültürel değerlerle açıklandığını belirten Prof. Dr. Oto, şöyle konuştu:

"Tüm yaşamları boyu sosyal, ekonomik, cinsel açıdan büyük mağduriyet ve travma yaşıyorlar. Bu travma onların sadece kendi yaşadıkları değil, daha sonra oluşturdukları aile yapılarına çocuklarına da geçen olumsuz miras gibi oluyor. Çocuk gelin sorunu sadece kadınların değil, erkeklerin, bütün toplumun en önemli sosyal sorunu. Hızla devletin, sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin müdahil olmaları gereken bir sorun alanı."

ÜÇ GELİNDEN BİRİ ÇOCUK YAŞTA

Çocuk gelin sorununun Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin yoksul kesimlerinde daha fazla yaşandığını aktaran Prof. Dr. Remzi Oto, bu bölgede evliliklerin yüzde 40-50 oranında çocuk yaşta olduğunu söyledi. Çocuk gelinlerin hayatı boyunca yaşadığı sorunları anlatan Prof. Dr. Oto, şunları söyledi:

"Genel olarak Türkiye'de her üç evlilikten birinin çocuk yaşta yapıldığı kabul ediliyor. Bölgelere bağlı değişkenlik gösteren bu oran Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde özellikle yoksul kesimlerde daha fazla. Çocuk gelin sorunu sadece çocukta yaşanan ve biten bir olay değil. Bütün yaşam boyunca travmatik bir durum yaratmış oluyor. En başta çocuk cinsel anlamda istismar edilmiş, rızası olmadan başka birinin cinsel istismarına maruz bırakılmış oluyor. Gelin gittiği aile içerisinde şiddet mağduru oluyor."

Çocuk yaşta yapılmış evliliklerin önemli sorunlarından birinin çocuk gelinin eşinin de bazen 18-22 yaş grubunda olduğunu anlatan Prof. Dr. Oto, çocuk yaştaki damatların ikinci evlilik yapma düşüncesine sahip olduklarını söyledi. Çocuk yaşta evlendirilen çiftlerde kadınların, eşlerinin kendi isteğiyle evlenme düşüncesi sonucu ayrılmasıyla aile sorunu yaşadığına dikkati çeken Prof. Dr. Oto, "Çocuk yaştaki çiftlerde, damadın aile isteği gibi nedenlerle evlenmesi sonrasında, kendi istediği kişiyle evlenme düşüncesi sonucu ayrılıklar da yaşanıyor. Bunun sonucu çocuk gelinler, küçük yaşta evlendirilerek cinsel istismar mağduru oluyor, eşlerinin daha sonra yeniden evlilik yapmasıyla da sosyal mağduriyete sürüklenmiş oluyorlar" diye konuştu.

Prof. Dr. Oto, Diyarbakır'da yapılan çalışmanın Türkiye'de çocuk gelinlerle yüz yüze gerçekleştirilen ilk çalışma olduğunu, bu çalışmayı daha sonra kitap haline dönüştürmeyi planladıklarını söyledi. Kongre, Dr. Cem Keçe'nin kapanış konuşmasıyla sona erdi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.