banner391
banner405

BYEGM toplantısı başladı

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya, "Temel görevlerimizden biri yerel basını güçlendirmek" dedi

BYEGM toplantısı başladı

banner404
 BASIN Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) Valilik İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürleri ve İl Emniyet Müdürleri Pasaport Şube Sorumluları Bilgilendirme Toplantısı Alanya'da başladı. 
Türkler beldesindeki Alaiye Resort Otel'de gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan Murat Karakaya, BYEGM'nin faaliyetleri hakkında bilgi verdi. 
Karakaya, kurum bünyesinde oluşturdukları medya takip merkezi ile 24 saat dış basını taradıklarını belirterek, 2010 yılında yaklaşık bir milyon 200 bin habere ulaştıklarını söyledi. Karakaya, ulaştıkları bu haberlerden 35 bininin çevirisini yapıp ilgili makamlara intikal ettirdiklerini, aynı zamanda Türkiye'de çıkan haberleri çeviri yaparak dış kamuoyuna sunduklarını anlattı. 
BYEGM'nin temel görevlerinden birinin yerel basını güçlendirmek olduğunu da vurgulayan Karakaya şunları söyledi: 
"Temel görevlerimizden biri de yerel basının güçlendirilmesi ve gerekli altyapının oluşturulması. Bugüne kadar 19 yerel basını geliştirme semineri düzenledik. Bu seminerlerde arkadaşlarımızı bu alanda duayenlerle buluşturup karşılıklı fikir alışverişi yapmalarını sağladık. Biz istiyoruz ki yaygın basında yakalamış olduğumuz kaliteyi yerel basında da yakalayalım." 
Anadolu basınını özendirme yarışmaları düzenlediklerini de açıklayan Karakaya, bu yarışmaların ciddi bir motivasyon kaynağı olduğunu bildirdi. Önümüzdeki günlerde kurum binası içerisinde bir basın müzesinin hizmete gireceğini belirten Karakaya, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğü'yle iş birliği yaparak hava limanlarında basın noktaları oluşturduklarını, basın kartı sahiplerinin bu noktalarda internete rahatlıkla erişebildiğini anlattı. 
Türk basın mensuplarının dünya standartlarını yakalaması için çalışmalar yaptıklarına değinen Karakaya, ''En büyük eksiklerden biri olduğunu düşündüğümüz yabancı dil konusunda eğitimler düzenliyoruz. Yaygın medyadan yoğun bir katılım var. Yerel medyanın da buna katılımını sağlamak istiyoruz'' diye konuştu. 
Son 10 yılda Türkiye'nin gösterdiği gelişime bağlı olarak yabancı basının ülkeye ilgisinin arttığını ifade eden Karakaya, Türkiye'de yerleşik yabancı basın mensuplarının 1990'lı yıllarda 70 civarında iken bugün bu sayının 250 olduğunu söyledi. 
BYEGM arşivlerinde 700 bin ile 1 milyon arasında fotoğraf bulunduğuna da değinen Karakaya, bu fotoğrafların dijital ortama aktarılmasıyla ilgili çalışma başlattıklarını kaydederek, ''Bunları sektörümüzün ve kurumlarımızın hizmetine en kısa zamanda sunmayı düşünüyoruz'' dedi. 
RTÜK BAŞKAN VEKİLİ YERLİKAYA
Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkan Vekili Prof. Dr. İlhan Yerlikaya da konuşmasında, RTÜK'ün sorumluluk ve yetkileri konusunda bilgi verdi. Bu kadar geniş ağlı bir yayıncılığı denetlemek ve düzenlemenin çok zor olduğunu vurgulayan Yerlikaya, izleme zorluğu nedeniyle yerel televizyon yayınlarının izlenmesi sorumluluğunu emniyet müdürlüklerine verdiklerini anlattı. 
Yerlikaya, emniyet müdürlüklerinde bütün kayıt sistemlerinin mevcut olduğunu belirterek, sürekli valilerin ve illerdeki yöneticilerin kendi bölgesindeki yerel televizyonlarla ilgili şikayetlerde bulunduklarını söyledi. 
Yerlikaya, ''Zaten bunlar emniyette izleniyor. Bu izleme birimlerimiz tutanak tutarlarsa incelenir, eğer bir suç unsuru varsa da karara bağlanır'' dedi. 
RTÜK Yasası'nın 16 yıllık bir yasa olduğunu hatırlatan Yerlikaya, yeni hazırlanan ve TBMM'de görüşülen tasarının kanunlaşması halinde sorunların önemli ölçüde çözüleceğini kaydetti. 
Yıllardır frekans tahsisi yapılamadığını vurgulayan Yerlikaya, özel televizyonları gecekonduya benzeterek şöyle konuştu: 
''Bunun yasal sebepleri olabilir, siyasal sebepleri olabilir. Frekans planlamasını yapacak birkaç kurul anlaşamadığı için olabilir. Frekans planlamasını Haberleşme Üst Kurulu yapamadığı için RTÜK de frekans ihalesini yapamadı. Böyle olunca ne oldu? Adeta, 'yayıncıların tabiriyle söylüyorum gecekondu gibi' kaldılar. Yani önlerini göremez bir halde yayıncılar. Çünkü frekansları belli değil, lisansları yok. Geçici lisansla yayın yapıyorlar. İnşallah Mecliste görüşülen bu yeni yasamız bunu gerçekleştirir. Çünkü frekans planlama ve frekans ihale yetkisini bu yasa RTÜK'e veriyor. Gecekonduya niye benzetiyoruz derseniz, gökyüzü boş değildir arkadaşlar. Tıpkı yeryüzü gibi orada da bir takım parseller vardır ve bu parseller içerisinde radyo televizyon yayıncılığı çok cüzi bir kısımdır. O frekansların bir çok sahibi vardır. Radyo televizyon yayıncılığına ayrılan bu sınırlı imkanda serbestçe yerleşmek suretiyle yayınlarını yapıyorlar. Biz de mümkün olduğu kadar yayınlarını yapmalarını sağlıyoruz. Ama bundan sonra çok daha sıhhatli bir imkana kavuşacaklar.'' 
Yeni yasanın yayın denetimi yetkisini de artıracağına değinen Yerlikaya sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Önceki yıllarda (daha özgür olunsun, RTÜK sansür yapmasın) deniyordu. Rekabet ortamı kızıştıkça yayıncılarımız da reytingi artırmak için aşırı uçlara gitmeye ve ihmaller yapmaya başladılar. Bu sefer şimdi şunu duyuyoruz: (RTÜK neden görevini yapmıyor.) RTÜK nerede denmeye başlandı. Son günlerde aşırı ihlallerle ilgili 4-5 bine yakın şikayet geldi bir televizyon yayınındaki programla ilgili. Tabii bu reyting için yapılıyor ama yayıncılarımız şunu unutmasın ki, yayıncılıkta tek şey reyting değildir. Reytinginizi arttırabilirsiniz ama itibarınızı aynı oranda artıramazsınız. Reytinginizle biraz ters orantılı olabiliyor bu tür durumlarda. Normalde reytingle itibar beraber yürümesi gerekir ama bu tür ihlal durumlarında ters gidiş olmakta, itibarınız düşmektedir. İtibar düşünce yayıncının etkinliği zayıflıyor. Bizim müeyyide uygulamamız bunun dışında. Bunu yayıncıların toplumsal bilincini ön plana çıkarması için söylüyorum." 
     Basın mensuplarının suç işleme gibi bir ayrıcalığı olmadığını vurgulayan Yerlikaya başka mesleklerin yapacağı hataların, hata yapılan kişilere zarar vereceğini, ancak basın mensubunun yapacağı hatanın tüm toplumu etkileyebileceğine işaret ederek ''O bakımdan yayıncılarımızın sorumluluk bilincini çok iyi kavramaları gerekiyor'' dedi. 
"ALLAH KORUSUN, ÇOK YANLIŞ BİR İSTİKAMETE GİDERİZ"
Son zamanlarda televizyonlar için yapılan bazı film ve dizilerin dışarıya da satılmaya başlandığını belirten Yerlikaya, bunun önemli bir gelişme olmakla birlikte bazı kaygıları da beraberinde getirdiğini bildirdi. 
     Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı: 
     ''Bu çok güzel bir şey. Bu, filmlerimizin yapım kalitesinin arttığını gösterir ama kaygımız da var RTÜK olarak. Zaman zaman bize şikayetler geliyor. Çok dikkat edilmeyen bazı hususlar da var. Bu yakınmalar, Türk toplumunu dışarıya yanlış aksettiren, olduğundan farklı, yanlış gösteren birtakım içeriklerle ilgilidir. Bunlara dikkat etmesi lazım yapımcıların. Çünkü artık sadece Türkiye içerisinde değil dünyaya da bunu yayıyoruz. Düşünün, şu günlerde yine gündemde olan, az önce bahsettiğim 5 bin tane şikayet gelen hususun dışarda yayınlandığını... Tüm dünyanın 'Muhteşem Süleyman' diye bildiği insanın nasıl tanıtıldığını görüyorsunuz. Dolayısıyla bunların toplumumuza, devletimize ve ülkemize de zarar verebileceğini düşünelim. Bir zamanlar Dallas dizisi vardı. Ben onu izlediğimde Amerikan toplumunun çok farklı olduğunu düşünüyordum. Ama Amerika'yı tanıdığımda son derece muhafazakar, aile yapısının sağlam olduğunu gördüm. O dizideki ilişkilere baktığınızda ensest ilişkiler, ahlaksızlıklar, namussuzluklar, yanlış hareketler... Siz o diziye baktığınızda Amerikan toplumu öyle zannediyorsunuz. Bu dizilerdeki yanlışlıklar artarsa Balkanlar'da Kafkasya'da Ortadoğu'daki diğer insanlar da Türk toplumunu öyle tanıyacaktır. Allah korusun, çok yanlış bir istikamete gideriz. Onun için çok hassas bir konu diye düşünüyorum.'' 
Toplantı bugün sona erecek.
banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.