AB'NİN 2015 yılında Türkiye'ye vize serbestisi getirmesi bekleniyordu ama buna rağmen koskoca Türkiye'yi kapı arkasında bekleten Avrupa Birliği, Gürcistan'a vize uygulamasını kaldırdı. Yaşananlar azmış gibi, AB Türkiye'nin Avrupa'ya entegrasyonuna yönelik projelere "dur" dedi. Bu mu Türkiye'ye teşekkür? Avrupa Birliği 2014-2020 yılları için Türkiye'ye 4,45 milyar Euro mali yardım ayırmayı planlamıştı. Her zamanki gibi Avrupa sözünü tutmadı. Türkiye sadece Suriyeli 3 milyon mülteciye 10 milyar dolar harcadı.
AB daha önce Türkiye'deki mülteciler için Ankara'ya 3 milyarlık destek vaat etmişti ama yine her zamanki gibi sözünde durmadı. Aslında AB, mültecileri kendi ülkesinde tutan Türkiye'ye kucak açmalı ve Türkiye için dua etmeli. Türkiye olmasaydı bugün AB mülteci akını karşısında zor duruma düşerdi.
Buna rağmen, bugün mültecilere karşı şiddet sergileyenler, kendi ekmeğini mültecilerle paylaşan, mültecileri eğiten ve türlü insani yardımda bulunan Türkiye'ye karşı hain planlar yapmaya çalışıyorlar.
Bir süre önce Almanya’nın sergilediği Türkiye karşıtı eylemler şimdi daha da kaba şekilde Hollanda tarafından devam ettiriliyor. Avrupa’daki Türkfobi öyle bir seviyeye ulaşmış ki, kocaman bir devletin Dışişleri Bakanı’nın uçağının dahi ülkeye inişine izin verilmiyor.
Mesele Bakan Mevlüt Çavuşoğlu değil, Türkiye Cumhuriyeti'dir. Sen bunu 80 milyonluk nüfusa sahip devlete nasıl yapabilirsin? Veya başka bir bakanın ki kendisi bir hanımefendidir, arabasını yolun ortasında durdurarak kendisini "İstenmeyen kişi" ilan etmek müsade edilemez bir durumdur. Türk toplumunun Hollanda’da düzenlediği engellemeleri protesto eylemine vahşice müdahalenin düşmanlıktan başka adı yok. Protestolarını sivil şekilde dile getiren insanlara yapılan atlı, köpekli saldırıya başka ne ad verilmesi mümkün? Bu mudur Avrupa’nın demokrasisi? 
Hollanda hükümeti Bakan Çavuşoğlu’nun değil, Azerbaycan topraklarını işgalde tutan Serj Sarkisyan, Edvard Nalbandyan, Karabağ bölücüsü Bako Saakyan’ın uçaklarına iniş izni vermese, bu adil olurdu. Fakat biz bu adaleti, ne Hollanda’da, ne de diğer Avrupa ülkelerinde gördük. Hatta, Avrupa Parlamentosu’nda Dağlık Karabağ bölücüleri ile “Dostluk Grubu” yaratıldı. Bako Saakyan “Değerli misafir” gibi karşılandı. Teröristler “İnterpol”e verilmesi yerine desteklendi. Türkiye bugün içeride terörle yalnız başına mücadele ediyor. Fakat, Türkiye’de hükümete kanlı darbe girişimde bulunan FETÖ’cüler, kardeş ülkeyi bölmeye çalışan PKK’lılar Avrupa’da kendilerine sığınacak yer buluyor. Avrupa’nın çeşitli ülkeleri göğsünde Türkiye düşmanlarını besliyor. Türkiye hükümeti bunları açıkça söylüyor. Söylemesin mi?
Diyelim ki, Almanya ve Hollanda hükümetleri, Türkiye’deki referandumda “Evet” demek isteyenlerin toplanmasını ve bu konunun burada tartışılmasını istemiyor. Olsun. Ama, nasıl oluyor ki “Hayır” diyenlere hatta PKK’lılara defalarca toplantılar için alanlar veriyor, miting, yürüyüş fırsatı sağlanıyor ama karşı tarafa yok. Demek ki burada amaç farklı. Bir kaç yıl önce Ermeni diasporası Hollanda’da sözde “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti”ni konu alan seminerde bölücü rejimin “milletvekili” Armen Sarkisyan baş konuşmacı olmadı mı? Bu olay aynı zamanda Azerbaycan’a karşı tavrı ortaya çıkarmak için yeterli. Fakat bu olay tek değil. 17 Mart'ta Hollanda yargısı ülkede faaliyette bulunan Azerbaycan-Türk Kültür Derneği Başkanı İlhan Aşkın’a ilişkin yargı kararını okuyacak. Biliyor musunuz neden? İlhan Aşkın 3 yıl önce "Karabağ Ermenilere mezar olacak" dediği için. 
Hollanda’nın Azerbaycan’a yaklaşımı budur. Ermenilere gelince ise, Hollanda’nın tavrı yerle gök kadar farklı. İlhan Aşkın, Karabağ’ın işgalden azat edilmesini istedi, Ermenilere “Topraklarımızı terk edin, aksi taktide o topraklar size mezar olur” dedi. 
Hollanda yargısının kanaatince, Azerbaycan Türkü bunun için Ermenilerden özür (!) dilemelidir. Durum böyle. Hollanda hükumeti yalnızca Türkiye’ye karşı değil, aynı zamanda Azerbaycan’a, onun toprak bütünlüğüne karşı tavır alıyor, Türk düşmanlarına yarayacak adımlar atıyor. Avrupa’da Türk karşıtlığı rüzgarı esiyor. Bu aşamada Türkiye’nin yanında olmak kardeşlik borcumuzdur. Mesele hükümet veya siyasi parti değil, Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye’nin varlığı, Azerbaycan’ın da varlığıdır! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner418

banner407

banner449

English Russian

banner419

banner381

banner344

banner386

banner349