banner391

Asfalt mı iyi, parke taşı mı?


Alper Kutay

Alper Kutay

26 Şubat 2016, 01:09

GAZETECİLİĞE başladığım dönemdi.

Alanya'nın Belediye Başkanı Cengiz Aydoğan, Aydoğan'ın 1996'da transfer olduğu Anavatan Partisi'nin (ANAP) İlçe Başkanı ise Hasan Sipahioğlu idi.

Sipahioğlu ile Aydoğan, 1994 Yerel Seçimleri'nde rakipti.

Günümüzde Alanya Beşiktaşlılar Derneği Başkanı da olan ve 1989'da ilk kez Doğru Yol Partisi'nden (DYP) seçilen Aydoğan, 1994'te ikinci ve son kez aday olup seçilmiş, Sipahioğlu ise (ikincisi 30 Mart 2014'te olmak kaydıyla) ilk seçim yenilgisini almıştı.

1994'te yeniden "Başkan" seçilen Aydoğan, dönemin parti içi yerel siyasi kaosu nedeniyle DYP'den ayrılarak ANAP'a transfer olmuş ve 1996-1999 yılları arasında dönemin ANAP İlçe Başkanı Hasan Sipahioğlu ile birlikte çalışmıştı.

Aydoğan ile Sipahioğlu'nun, dönemin güçlü Mesut Yılmaz'lı ANAP iktidarı ile Alanya'ya kazandırdıkları en büyük hizmetlerden biri, Alanya'nın altyapı sorunlarını çözmeleri oldu.

Bugün en kuvvetli yağışlarda bile şehir merkezini su basmıyorsa, Venedik gibi falan olmuyorsak, bu ikili sayesindedir, Allah razı olsun.

Elbette 1997'de can kayıplarına da neden olan sel faciasından sonra yapılan çalışmalardan söz ediyorum.

Aydoğan-Sipahioğlu ikilisinin Alanya'ya kazandırdığı bir diğer önemli hizmet ise, iktidarın da gücüyle Karayolları'na yaptırılan kilitli parke taşı çalışmasıdır.

Atatürk Caddesi'nin Damlataş girişi (Azak Otel) önünden başlayıp Mola Kavşağı'na, buradan devam edip Karayolları Şefliği yerleşkesine kadar olan alana, o dönem için hayli lüks sayılabilecek, örneklerine ancak tarihi nitelik taşıyan kentlerde rastlanabilecek bir çalışma yapılmış ve gerek yerli halk, gerekse Alanya'yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden büyük övgü/beğeni almıştı.

Ancak o dönem, şimdiki Çevreyolu henüz faal olmadığı için özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu kentlerinin yanı sıra Adana ve Mersin gibi sanayi kentlerinden gelen tır ve kamyonlar Alanya'nın sahil yolunu kullanıyordu ve kilitli parkelerin yüzlercesi kısa sürede çöktü veya kırıldı, kullanılmaz hale geldi.

Bunun etkisi zamanla, özellikle Alanya ile özdeşleşen bir spor haline gelen triatlon müsabakalarında hissedilmeye başlandı.

Koşu ve bisiklet etaplarında kilitli parkelerin yer yer çökmesi nedeniyle zor anlar yaşayan triatlon sporcularının bu durumdan zaman zaman şikayetçi olmaları nedeniyle, müsabakalara 5-10 gün kala geçici çözümler üretiliyor, çöken kısımlar Alanya Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü elemanlarınca "elden geldiği kadarıyla" onarılıyordu.

30 Mart 2014'te yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile kilitli parkenin döşeli olduğu "Atatürk Bulvarı" ile "Ahmet Tokuş Bulvarı" Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne geçince, Büyükşehir Koordinatörü Hüseyin Güney, kendisine de ulaşan şikayet ve serzenişleri Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'e aktararak çözüm önerilerini de sıraladı.

Önceki gün konuya ilişkin bombayı patlatan Güney, bu iki bulvarın yanı sıra, Alanya'nın en büyük yerleşim merkezi olan Mahmutlar Mahallesi'nin Belediye Caddesi'ndeki parkelerin sökülerek yerine sıcak asfalt döküleceğini söyledi.

Güney'in bu konuda birkaç gerekçesi de var.

Örneğin, pek çok parkenin artık kullanılamaz oluşu ve üzerinden araç geçerken ses çıkarmaları.

"Parkeler ses çıkardıkça o bölgede evi veya işyeri olan insanlar için çile haline geliyor" diyor.
Haklı mı? Evet, yerden göğe haklı.

Peki, estetik olarak bir turizm memleketine kilitli parke mi daha elzemdir, yoksa kara asfalt mı?

"UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmeye aday olan Kale yolunda olabilir ama işlek caddelerde gerek var mı?" diyen de olabilir, "Kilitli parke Alanya'nın görsel zenginliğine katkı sağlar, bence yenilenmeli" diyen de.

Asfalt, kilitli parkeye nazaran daha ucuz bir malzeme, oysa "kaliteli olan" kilitli parke daha pahalı.

Misal, diyelim ki kilitli parkenin altında bir su borusu patladı, söküp tamir ettikten sonra parke yeniden, eski görüntüsüyle döşenebilir.

Oysa asfaltı kazıyıp tamirat bittikten sonra ancak yama yapılabilir, bu da bir süre sonra şehrin en güzel yerlerinin yamalı bohça gibi durmasına sebep olur.

Özetle...

Bu şehirde yaşayan, bu şehrin ekmeğini yiyip suyu içen bir vatandaş olarak bu konuda naçizane fikrim şudur.

Bence, Alanya'yı bir dönem bıktıran "Ben yaptım oldu" anlayışı, bu tür hayati ve kent kültürünü yakından ilgilendiren konularda bir kenara bırakılmalı, hatta terk edilmeli, halkın ve en azından sivil toplum kuruluşlarının fikri alınmalıdır.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
serdal şahiner - 10 ay önce
parke taşı şehre bir ruh veriyor..burda bir durum varki onu belirtmek lazım Alanyanın bu pilansızlıgı ve şehircilik kaosu bu iki insanın zamanında oldu..! insan olarak sözüm yok..ama şehircilik açısından Alanyayı batırdılar..
Avatar
İbrahim Akdağ - 10 ay önce
Kalemine sağlık kardeşim.yazdıklarının altına imzamı atıyorum.ALANYA GÜNEŞİ GAZETESİ'nden sevgiler...
Avatar
mustafa bozkır - 10 ay önce
alper bey çok doğru, katılıyorum. parke taşlar dan bir kaç kişi rahatsız oluyor diye tüm şehrin estetiğini bozacaklar, yagmurda yine göllerde yüzeceğiz.
Avatar
esnaf - 10 ay önce
arabanın bakım masraflarını karşılıcaklarsa parke kalsın eyvAllah ama her ay servise gidip arabanın süspansiyon ve ön takımlarını yaptırmaktan bıktım.ya her zaman bakımları aksatılmadan yapılsın yada asfalt dokulsun bu benım şahsi görüsüm kalemize sağlık iyigünler
Avatar
Cahit Kocabeyoğlu - 10 ay önce
Kalemine kuvvet Alper Bey.Konu güzel,görsel ve önemli.Ucuz olan her şey sonunda pahalıya geliyor.Kısa vadeli ve yap bozculuktan kurtulmak lazım.Elzem olan,doğru olan neyse onu yapmak daha doğru olur ve bu iki şıktan hangisi doğru? Derseniz(başka bir seçenek yoksa) ben kilit taş derim ama renklendirmek şartıyla. Çünkü gri taş beton görünümlüdür ve soğuk bir renktir.