banner391
banner405

Antalya'da şoke eden olay

Antalya'da 3 polisi şehit ettikten sonra kaçtığı ormanlık alanda çıkan çatışmada ölen şizofren hastası Çağrı Danışman'ın babası yeni bir iddiada bulundu. Çağrı Danışman'ın ölümü ile ilgili Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davaya katılan Cemil Danışman, çıkışta yaptığı açıklamada oğlunun mezarının defdenildiği gece kurşunlandığını iddia etti

Antalya'da şoke eden olay

banner404
ANTALYA'DA 4 Ekim 2012'de 3 polis memurunu şehit eden şizofreni hastası Çağrı Danışman'ın sağ olarak yakalandıktan sonra işkence edilerek öldürüldüğü iddiasıyla 22 polis hakkında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada, haklarında 'Kasten öldürme', 'Kendini savunamayacak kişiye işkence yapma' gibi suçlardan dava açılan, 2'si olaydan sonra emekli olan 22 sanık polisten 21'i hazır bulundu. Ayağı kırıldığı için raporlu olan emekli polis memuru İbrahim Aydın Y., ikinci duruşmaya da gelemedi. Çağrı Danışman'ın annesi Melek ve babası Cemil Danışman ile her iki tarafın avukatlarının da katıldığı duruşmada tanıkların dinlenmesine devam edildi. 
112 EKİBİ TANIKLIK YAPTI
Davanın ikinci duruşmasında Çağrı Danışman'ın ağır yaralı olarak olay yerinden alıp hastaneye götüren 112 ekibi de hazır bulundu. Olay günü 112 ambulansında görevli hemşire Sevgi Ç. olay günü yaşananları anlattı. Sevgi Ç. kendilerinin Cezaevi Kavşağı'nda tedbiren beklediklerini söyledi. Bu sırada ambulanstaki doktor arkadaşının "Silah sesleri geliyor" dediğini anlatan Sevgi Ç. daha sonra motosikletli polis eşliğinde olay yerine gittiklerini söyledi. Kendisinin ve doktor arkadaşının ambulansın camlı bölmeli olan arka kısmında yer aldığını anlatan Sevgi Ç,. olay yerine gittiklerinde yerde yaralı birini gördüklerini açıkladı. Olay yeri karanlık olduğu için yaralıyı ambulansa aldıklarını bildiren Sevgi Ç,. ancak şahsın ambulansta öldüğünü söyledi. Hemşire Sevgi Ç., "Hasta eks olduğu için hastaneye giderken hızlı gidilmedi" dedi. Bu olayla ilgili olarak Antalya Emniyet Müdürlüğü'nde ve Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nde de ifadesinin alındığını bildiren Sevgi Ç., ambulansın içinde her türlü tıbbi cihazın olduğunu ekledi. 
"DAMAR YOLU AÇILDI"
Ambulansın doktoru Sezai Ö. ise, olayın meydana geldiği akşam Kepez'deki tramvay kavşağında 2-3 saat kadar bekledikten sonra silah sesleri duyduklarını söyledi. Silah sesleri kesildikten birkaç dakika sonra ise motosikletli polisi takip ederek olay yerine gittiklerini anlatan Dr. Sezai Ö. şunları söyledi:
"Malzemelerimi çıkarıp şahsın yanına gittik. Hemşireye damar yolunu açmasını söyledim. Ancak hava karanlıktı. Bunun üzerine ambulansa aldık. Tıbbi müdahaleye burada devam ettik. Damar yolu açtık. Nabız ve solunum yoktu. Nefes almak ister gibiydi. Ancak tüm müdahalelere rağmen yaralıyı kaybettik. Ambulansta 20- 25 dakika kadar müdahale ettik. Fakat eks oldu. Bunun üzerine Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürdük. Ambulansın normal hızdan daha yavaş gittiği iddiasını kabul etmiyorum. Ayrıca benim prensibim trafik kurallarıyla gitmektir. Bu nedenle şehir içinde bile 70 kilometre hızın aşılmasına izin vermem."
HAVAYA ATEŞ AÇILDI
Duruşmada polis memuru Yüksel S. tanık olarak dinlendi. Olay yerine giderken yolda silah sesleri duyduğunu anlatan Yüksel S., "Ulaştığımda şahıs yerde yüzükoyun yatıyordu. Yanında iki polis arkadaş vardı. Şahıs sağ elini böğrünün altına sokmaya çalışıyordu. Şahsın elindeki silahı sorduğumda alındığı söylenmişti. Vücudunu çevirince altından bir silah ile bir cep telefonu ve boş bir av tüfeği fişeği çıktı. Olay yerine kimsenin yaklaşmaması için elimi açtım. Bu sırada özel hareketçi polislerden biri yanlışlıkla havaya ateş açtı. Yaralıya tekme atan kimseyi de görmedim. Vurmayın tekme atmayın diye uyarı da duymadım" dedi. 
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşmada tanık olarak bulunan mahalle sakinlerinden Ayşe T., olayı görmediğini söyledi. Çağrı Danışman'ın ailesinin avukatı Münip Ermiş ise tanık beyanlarına katılmadığını söyledi. Ermiş, 112 ekiplerinin bizzat polis tarafından engellendiğini iddia etti. Bu nedenle de Çağrı Danışman'ın hastaneye geç intikal ettirildiğini iddia eden Ermiş, olayla ilgili görüntülerin ulusal kriminal laboratuvarına gönderilmesini istediklerini söyledi.
Görüntülerin ulusal kriminal laboratuvarına gönderilmesini kabul eden mahkeme, diğer tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi. 
'TOPRAĞA VERDİĞİM GECE MEZARI KURŞUNLANDI'
Adliye önünde açıklama yapan anne Melek Danışman olayı görmediğini beyan eden tanıklardan Ayşe T.'ye tepki gösterdi. Anne Danışman, "Oğlum yaralı yerde yatarken tanığın kafası aynı fotoğraf karesinde görülüyor. Sonra da mahkemede bir şey görmediğini söylüyor" dedi.
Baba Cemil Danışman ise, oğlunu 3 kişiyle morgtan alıp, 15 kişiyle toprağa verdiklerini söyledi. Oğlunu toprağa verdikleri gece mezarının kurşunlandığını da iddia eden Cemil Danışman, "Sabah ben mezarını ziyarete gittiğimde baktımki, mezarının başındaki toprak toz yığını haline gelmiş. Baş ucuna sıkmışlar" dedi. 
"HAVAYA DENİLEN ATEŞ OĞLUMU DELİP GEÇEN KURŞUN"
Tanıkların da gerçekleri söylemediğini anlatan Cemil Danışman, tanık polis memurunun havaya ateş edildiğini iddia ettiği silahla oğlunun delik deşik edildiğini söyledi. Danışman, "Madem havaya ateş edildiyse oğlumun sırtından top mermisi gibi girip göğsünden çıkan neyin nesi? O uzun namlulu tüfekten çıkan merminin eseri. Olay yerinde birşey görmediğini söyleyen Ayşe T.'nin aynı karede fotoğrafları var. Nasıl görmedim diyebiliyor. Ama gerçekler gizlenmiyor. Adaletten kimse kaçamaz" dedi.
"POLİS MÜDAHALESİNİN DELİLİ"
Avukat Münip Ermiş de kurşunla yaralanmış bir kişinin yarım saat ambulansta bekletilmesinin polis müdahalesinin açık bir delili olduğunu iddia etti. Sağlık görevlilerinin ifadesinde çelişkiler olduğunu anlatan Ermiş, "Şahıs öldü diyerek ambulansın içinde bekletemezsiniz. Tıbbi müdahale ediyoruz diye de bekletemezsiniz. Ambulansta bir taraftan müdahale edilirken diğer taraftan da hastayı acil olarak hastaneye ulaştırmak gerekir. Madem her şey ambulansta yapılabiliyorsa, hastanelerdeki acil servisleri kapatalım. Ambulansların geçiş üstünlüğünü kaldıralım" dedi.
OLAY NASIL OLMUŞTU?
Antalya'da 4 Ekim 2012 günü akşam saatlerinde, bir ihbar üzerine kontrol için gittikleri otomobilden 32 yaşındaki Çağrı Danışman'ın ruhsatsız av tüfeğiyle ateş açması sonucu Yunus Timi'nde görevli polis memuru 30 yaşındaki Mehmet Çolak şehit oldu, yanındaki meslektaşı polis memuru Fatih Dinç yara almadan kurtuldu. Şehit ettiği polis Mehmet Çolak'ın tabancasını da alıp otomobille kaçan Danışman, 3 kilometre ilerideki Cezaevi Kavşağı'nda karşılaştığı barikatta polis memurları 34 yaşındaki Abdullah Bülbül ve 45 yaşındaki Mustafa Kılınç'ı da şehit ettikten sonra, ormanlık alana yaya kaçarak izini kaybettirdi. Çağrı Danışman, ilk saldırıdan yaklaşık 2.5 saat sonra vurularak yakalandı. Şizofreni tedavisi gördüğü belirlenen Danışman, ambulansla Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürülürken yolda yaşamını yitirdi.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.