banner391
banner405

'30 kişi ile birlikte oldum' deyince...

Eskişehir’de eşini, kayınbiraderini ve arkadaşını öldürüp, kayınvalidesini ve bir kişi yaralayan şüpheli hakkında açılan ikinci davanın yargılanmasına başlandı

'30 kişi ile birlikte oldum' deyince...

banner404
ZANLI Soytürk Ç., 19 Ocak 2014 tarihinde Bursa’nın Gemlik ilçesinde bir kişiyi bıçakla yaraladıktan sonra Eskişehir’e gelerek boşanmak üzere olduğu eşi Çiğdem Ç.’yi, kayınvalidesi Aynur Ç. ve kayınbiraderi Muhammet Mustafa Çelik’i ve yakını olduğu öğrenilen Birol İnce’yi de silahla yaralamış. Yaralananlardan Çiğdem Ç. ile Birol İnce olay günü, Muhammet Mustafa Çelik ise tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Zanlı Soytürk Ç.’nin yaraladığı 2 kişi ise tedavi gördükleri hastanelerden taburcu edilmişti. Yaşanan olay sonrasında kayıplara karışan Soytürk Ç., 14 günün sonunda Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alınmış, ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
 Soytürk Ç’in, eşi Çiğdem Ç.’yi ve kayınbiraderi Muhammet Mustafa Ç’yi ‘Kasten Öldürdüğü’ kayınvalidesi Aynur Ç.’i ise ‘Kasten Yaraladığı’ gerekçesiyle hakkında açılan davanın ilk duruşması 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.  Duruşmada ölenlerin kardeşi Hasan Hüseyin Ç., olayda yaralanan kayınvalide Aynur Ç. Eskişehir Barosu Kadın Hakları Komisyonuna bağlı avukatlar hazır bulundu.
Geçmişte savcı ve emniyette verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirten Soytürk Ç., “2011 yılında eşim ile aramızda tartışmamız oldu. O dönem kayınvalidem geldi. Polisi arayarak eşimi aldı. Tartışmamız adli mercilere yansıdı. 2014 yılında 4'ncü çocuğum olduktan sonra Allah rahmet eylesin eşim çok inatçıydı. Artık evliliğimiz dikiş tutmuyordu. Çok yalancıydı. Eşim çocukları alarak kadın sığınma evine gitti. Ben de barışmak için defalarca kapısına gittim. Eşimin niye kadın sığınmaya gittiğini sordum. Ama bana bir şey demediler. Beni 1 hafta sonra aradılar. Gidip çocuklarımı aldım. Eşim ile camdan görüştük. Beni sevmediğini söyledi. Ben çocuklarımı alarak eve gittim. Aradan 15 gün geçtikten sonra araya büyükler girdi ve eşim eve geldi. Çocuklarım bana sığınma evinde yaşadıklarını anlattılar. Çocuklarım, sığınma evinde eşimi iki kez bir arabanın gelerek aldığını söylediler. Ben bunu eşime yakıştırmak istemedim. Bu arada babam vefat etti. Babamın ölümünün 51’inci gününde eşim ile aramızda tartışma çıktı. Tartışma sırasında bana 30 kişi ile beraber olduğunu söyledi. Ben de o sinirler ittirdim. Bu sırada yaralanmış. Ben evden çıktım. Akşam geri geldiğimde annesini aradım ve kızını almasını istedim. Annesine defalarca ‘kızını götür’ dedim. Ama gitmedi. Olay yaşanmadan 15 gün önce annesi polis ile gelerek eşimi aldı. Karakola gittim, evlerine gittim, barışmak istedim. Yılbaşı günü çocuklarımı da alarak annelerine götürdüm. Çocuklarımı bile içeriye almayarak kapıyı yüzümüze kapattı. Ardından boşanma davası açtılar. Çocuklarımı elimden alıp beni süründüreceğini söyledi” dedi.
  “AMACIM ÖLDÜRMEK OLSAYDI, ÖLDÜRÜP GÖMERDİM”
Olayların yaşandığı iki günü anlatan Soytürk Ç., ifadesine şu şekilde devam etti:
  “Selçuk D. ve Birol İ’yi alarak Bursa’ya gittik. Selçuk otogarda indi. Birol, Suat’ı arayarak, bir yerde buluştuk. Ben araç içinde Suat’a eşim ile görüştüğünü ve bunu bildiğimi söyledim. Oda bana Birol'un gittiğini söyledi. Birol arabayı durdurarak inip Suat'ı bıçakladı. O gün tabanca tüm gün üzerimdeydi. Bursa’dan geri döndük. Birol, Suat'ın söylediklerini yalanlayarak inanmamı istedi. Bu sırada ben aracı değiştirdim. Daha sonra Birol ile birlikte kayınvalideme gittik. Kapıyı ölen kayınbiraderim Muhamet Mustafa Ç. açtı. Kayınbirader ile konuşmaya başladık. O esnada telefon çaldı. Kayınbirader telefonu bana verdi. Kayınvalidemin telefonda söylediklerini anlamadığım için eve yöneldim. Kayınvalidem giriş kapısında arkasında da eşim vardı. Eşim ile konuşmak istedim. Bana hakaret etmeye başladı. Daha sonra beni itmeye başladılar. O anki öfkeyle montun iç cebimdeki silahı çıkarttım. Bu sırada üzerime atıldılar. Bu şekilde salona kadar geldik. Ben bu şekilde eşimin beline doğru ateş ettim. Eşim eğildi. Kayınvalidem eşimin üzerine atıldı. Muhammet Mustafa ise, bana hareket ederken, o arada onun yaralandığını anlamadım. Ben Muhammet’e sıkmadım. Daha sonra araca bindim. Yaralandıklarından emindim. Bir yakınımı aradım. Ondan para aldım. Çevre yoluna çıktım. Bir petrolde durdum. Birol'a yakıt almasını söyledim. Birol ile sessiz bir yere gittik. Ben ‘şerefsiz sen nasıl böyle bir şey yaparsın’ dedim. O da ‘adam olsaydın eşine sahip çıksaydın’ dedi. Silahı tekrardan çektim ve ateş ettim. Daha sonra araca binerek uzaklaştım. Olaydan 13 gün sonra yakalandım. Birol'u öldürmek isteseydim. Bursa'dan gelirken öldürürdüm, gömerdim.”
Duruşmada konuşan anne Aynur Ç. ise; “Olay günü misafirlikteydik. Muhammet de işe gitmişti. Benim gelinim aradı, ‘Soytürk geldi’ dedi. Biz de koşa koşa geldik. Evde kimse yoktu. Ben de Soytürk'ü aradım ama telefonuna ulaşılmıyordu. Ben şikayetçiyim. Bana ‘devlet bile karışamaz, devlet benim, bizde boşanma olmaz’ dedi.”
Duruşma sırasında zaman zaman ölenlerin yakınları Soytürk Ç.’ye tepki gösterdi

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.