banner391

Alman


Feyzi Açıkalın

Feyzi Açıkalın

16 Temmuz 2014, 10:00

Dünya ve biz 2014 FIFA Dünya Kupasını alan Almanları konuşuyoruz. Dünya, Alman’ın sistematik, işini şansa bırakmayan, titizlikle ve uzun zamana yayılmış çalışmasının getirdiği başarıdan övgüyle söz ediyor. Bir kez daha “kalite” kavramının futbol aracılığı ile Alman ulusunda vücut bulduğu görülüyor. Bizim, Alanya’nın derdi ise biraz farklı; biz işte bu nitelikteki Alman’ın artık şehrimize gelmemesinden yakınıyoruz!
Bundan tam dört yıl önce, 14 Temmuz 2010 tarihinde turizmguncel’de “Alanya Alman’ını Kaybediyor” diye yazdığımdan beri değişen bir şey yok… Teknoloji yoğunluklu, kaliteli üretiminin getirdiği zenginlikle kişi başı ulusal geliri 32 bin Avro’yu geçen, 83 milyon nüfuslu bir ülkeden bahsediyoruz. Bu nüfusun yüzde 64’ü yılda birden fazla yurt dışına çıkıyor ve toplamda 90 milyonluk bir sayıya ulaşıyor.
Alman merkez bankası Bundesbank, Alman ulusunun 2012 yılındaki yurtdışı harcamalarının 6,4 milyar Avro’ya ulaştığını belirtiyor. İşte bütün dünya bu Alman pastasından pay kapmaya çalışırken biz ne yapıyoruz? Öncelikle en üst düzeyde Almanya ile kavga ediyoruz! Türkiye’deki siyasi cinayetler, Gezi Parkı olayları, 3. havalimanı inşaatı engellemesi gibi bir sürü birbirine benzemez olayda Alman parmağı(!) olduğu siyasi iktidarın tavanından açıkça anons ediliyor… Eh Alman’ın bu durum karşısında eli armut toplamıyor. Şansölye hanımefendi de Berlin Turizm Borsası açılış konuşmasında, yurttaşlarının turizm tercihlerini Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz gibi Avrupa Bölgesi ülkelerinden yana kullanmalarını öneriveriyor!
İkincisi, “Stratejik derinlik!” ile ülkemiz sınırlarının kan gölüne çevrilmesine göz yumduk. Türkiye’deki siyasal İslam’ın yükselişi ile bölgeden gelen görüntüleri yan yana okuyan Alman’ın ya da bir başka Batılının, aradaki farkı ayırt edememesini hayretle karşılamamak gerekir. Tatil satın alınırken bölgedeki kaostan etkilenmemek çok zor...
Üçüncüsü, Türkiye turizm otoritesinin Alman’a özgü bir turizm tanıtım politikası yok. Almanya, üçüncü yaş kuşağına yurt dışına çıkmaktansa ülkesi içinde bir haftalık tatiller öneriyor. Bu, genç Alman’ın ülkemizi tercih edebilmesi için önlemler alınmasını, onlardan tekrar müşterisi (konuğu) yaratabilmenin planlamasının yapılmasını gerektiriyor.
Turizm otoritesi dedim de; Turizm Bakanı Çelik’i göreniniz var mı? Basında her seferinde, “Annesi Alanyalı” ön takısı ile sürekli anılan Bülent Arınç hiç olmazsa bu nedenle düğün dernek için Alanya’ya geliyor. Acaba diyorum, hala bekar olan yakışıklı, entelektüel bakanımızı Alanya’dan mı eversek? Bir yararı olur mu ki?
Farkındaysanız daha Alanya’ya gelemedim bile… Alanya’yı yöneten otoritelerin(!)ve dahi bilumum turizm önde geleninin; genelde turizmin kötüye gidişinin, özelde Alman’ın kayboluşunu bir sorun olarak görüp çareler araması gerekliliğini dile getirmedim henüz. Alman yaşam ve düşünce biçimi, artık tescillenmiş bir şekilde “kalite” sözcüğü ile eşdeğer hale geldi. Buna uygun bir şehir yaratmadan, şehirdeki kaliteli mekanları, kafaları(!) artırmadan Alman turistin gelmesinin beklenmeyeceğinin beyinlere kazınması gerekir. Bu arada, Büyükşehir Yasasının geçiş dönemindeki belirsizlik ve siyasi sürtüşmelerin faturasının, olası turizm kazançlarına yapılan “salma” larla halka çıkarılmaya çalışılmasının şehirdeki toplumsal barışı bozabileceğinin, bunun da bir bedelinin olduğunun anlatılması gerekir… İçinde turizm yapılan bir koca şehir terletir ama hamam sıcaktı zaten!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.