banner391
banner405

Diğer Tarihi Camiiler

Barbaros mahallesi Sefer Sokakta bulunan cami kare planlıdır. Duvarlar kesme, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. Yapı Kagirdir. Doğu cephesi hafif çıkıntılıdır. Güney kapısı sivri kemerli basit kornişlidir. Kuzey kapısı işlemeli olup, sivri kemerlidir. Yanlarda burmalı iki sütun vardır. Bu sütunların ucu aynı şekilde devam ederek kapı kemerinin üstünde ikinci bir kemer oluşturmaktadır. İki kemer arasında kabartmalar bulunmaktadır.

Diğer Tarihi Camiiler

banner404
ALAEDDİN CAMİİ
Barbaros mahallesi Sefer Sokakta bulunan cami kare planlıdır. Duvarlar kesme, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. Yapı Kagirdir. Doğu cephesi hafif çıkıntılıdır. Güney kapısı sivri kemerli basit kornişlidir. Kuzey kapısı işlemeli olup, sivri kemerlidir. Yanlarda burmalı iki sütun vardır. Bu sütunların ucu aynı şekilde devam ederek kapı kemerinin üstünde ikinci bir kemer oluşturmaktadır. İki kemer arasında kabartmalar bulunmaktadır.


 
 

İSKELE CAMİİ
 Yat Limanı’nda, surun hemen altında bulunan küçük bir camidir.Kayaların önünde bir su kaynağının üzerine ayaklı kemerler üzerine yapılmıştır. Ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Altı tane ayağı bulunan caminin girişi kuzeydoğuda ve merdivenlidir. Pramidal bir çatıya sahip caminin güney batı duvarı üzerinde bir yazıtı vardır. Minaresi kuzeybatıdadır. Kale içi restorasyon çalışmaları sırasında yeniden düzenlenmiştir.
 
 


 
 
AHİ YUSUF CAMİİ
İskeleye hakim bir konumda, Mermerli parkının hemen kenarında 1249 yılında yapılmıştır. Kare planlı cami ve türbenin arasında bulunan küçük mezarlığı ile bir külliyeyi anımsatmaktadır. Kare planlı olan camide kare plandan kubbeye geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Türbede ise kubbe yuvarlağına geçiş tramplar vasıtasıyladır. Caminin kubbesi ve türbenin pramidal çatısı kiremitlerle örtülüdür. Caminin kuzey kapısı kesme blok taşlarla yapılmıştır. Türbe içi katlı olup, alt kat mezar odasıdır ve burada Ahi Yusuf’un sandukası bulunmaktadır. Üst kat ise zaviyedir. Cami ile türbe arasındaki boşlukta ise 3 adet mezar bulunmaktadır. Bunlardan ikisi baş ve ayak taşlı, üçüncüsü ise sadece baş taşlıdır. 
 
            
 

ÖMER PAŞA CAMİSİ VE TÜRBESİ (ELMALI/ANTALYA)

Elmalı’da çarşı içinde yer alan, yapı Manavgatlı Ketencizade Ömer Paşa tarafından 1610 yılında yaptırılmıştır. Son cemaat bölümü ve minare çıkıntıları hariç kare planlıdır. Duvarlar düzgün kesme taş kaplıdır. Duvarlar yukarıda profilli üç kornişle kademe kademe daralmakta ve bunların üstünde 16 köşeli kasnak ve büyük bir kubbe bulunmaktadır. Minare sağda dört köşeli temel üstünde, sekiz köşeli kaidelidir. Türbe camiye yapışık, kare planlı, sade bir yapıdır. Kesme taş ile yapılmıştır. Üstü kasnaksız, dört köşeli, basık bir kubbe ile örtülmüştür. Zeminde basit yapılı mezar yer almaktadır. Caminin avlusunda 1952 yılında yapılan onarım sırasında eski malzemesi kullanılarak yeniden inşa edilen şadırvanı bulunmaktadır. 
Camii ile aynı dönemde yapıldığı sanılan ve Caminin bulunduğu avluyu kuzeyden çevreleyen "U" planlı Medrese yapısı bugün kütüphane binası olarak kullanılmaktadır.  


 
 

SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ(KALE CAMİ) (ALANYA/ANTALYA)
Hisariçi mahallesinde bulunmaktadır. Mülkiyeti vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Taş yapıdan müteşekkil camii saç- kurşun kaplama ile korunmaktadır. 1243 metrekare arsa alanı üzerine kurulu 256 metrekare alanı bulunan camii 1000 cemaat kapasitesine sahiptir.
Şehir surlarının zirve kısmında, İç Kalenin hemen dışında kalan, Alanya'nın ne tarafından bakılırsa bakılsın görülebilen camii, rivayete göre Sultan Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Alaadin keykubat, Alanya'yı zapdettikten sonra ilk iş olarak adına yaraşır bir camii yapılmasını emreder. Yapılış tarihi ile ilgili kesin bir bilgi olmamakla beraber hemen yakınında bulunan Akşebe Sultan mescidi ve türbesinden yola çıkarak onun kitabesindeki yıllara bakarak yapılış tarihinin 1230 lu yıllar olduğunu söylemek mümkündür.
Alanya ve çevresinin sahip olduğu iklim yapısı (kış ve bahar yağmurları ve yüksek nem oranı) bu çeşit yapıların uzun ömürlü olmasını engellemiştir. Ayrıca camii kalenin en yüksek yerinde bulunması dolayısıyla sürekli yıldırım düşme durumuna maruz kalmıştır. Camii, bu yüzden sık sık hasar görmüştür. Camii Kanuni Sultan Süleyman zamanında yeniden elden geçirilerek bu günkü görünümünü almıştır. Tek minareli cami, Alaeddin, Kale ya da Süleymaniye Camisi adları ile de anılmaktadır
Kare plan üzerine oturan camii; ortadaki büyük kubbenin altında bulunan sekiz yuvarlak penceresi, yine bu büyük kubbeye askılık yapan dört köşeye gömülen onbeşer küpcük sayesinde ses aksı yapma özelliğine sahiptir. İlk yapıldığı yıllarda ahşap olan kubbesi daha sonra betonarmeye çevrilmiştir. Ayrıca önünde dört ayak üzerine kiremitli, üç kubbeli bir son cemaat yeri, kuzeybatı köşesinde minare ve kuzeydoğuda da bir su sarnıcı yer almaktadır. Kapı ve pencere kapakları Osmanlı döneminin ahşap oyma işçiliğinin güzel bir örneğidir. Yakın zamanda yıldırım düşmesi sonucunda büyük hasar gören minaresi hayırseverler ve Diyanet Vakfının yardımı ile eski haline getirilmiştir.

 
 
 
AKŞEBE SULTAN MESCİDİ (ALANYA/ANTALYA)

Surların Ehmedek ile İç Kale arasındaki bölümünde, kervansaraydan biraz daha yukarıda, arazinin oldukça dikleştiği bir yerde 1230 yılında yaptırılmıştır. Yapı çeşitli tarihlerde bazı değişikliklere uğramış ve bunun sonucu olarak da orijinalliğini kısmen yitirmiştir. Alanya’nın diğer bazı yapılarında görüldüğü gibi Akşebe Sultan Mescidi ve Türbesinin yapımında da kırmızı renkli tuğlalar kullanılmıştır. Kare planlı ibadet merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Bunun doğu yüzünde ise, ona bitişik, üzeri tonozlu bir bölüm daha bulunmaktadır. Bu kısmın bir mezar odası olması kuvvetle muhtemeldir. Burada Selçuklu üslubunda, son derece güzel süslenmiş bir sandukanın bulunduğu söylenmektedir. Diğer dikkat çekici özelliği ise, yapının kuzeybatısındaki mavi sırlı çinilerle kaplı tuğla bir minare kalıntısıdır.

ŞEYH SİNAN CAMİİ
Antalya Şeyh Sinan Mahallesi, Recep Peker Caddesi üzerindeki Şeyh Sinan Camisi’nin kitabesi bulunmadığından ne zaman yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber mimari yapısından XVII.yüzyıla ait olduğu anlaşılmaktadır. Cami dikdörtgen planlı olup, Şeyh Sinan Türbesi ile birlikte bir avlu içerisindedir. Caminin kuzey cephesinde ahşap bir son cemaat yeri vardır. İbadet mekanının üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Moloz taştan yapılan caminin içerisi iki sıra halinde dikdörtgen pencerelerle aydınlatılmıştır. Kuzeybatı köşesine bitişik ve camiden daha sonra yapıldığı anlaşılan, kesme taştan bir minare yerleştirilmiştir. XVII.-XVIII.yüzyıl yapısı olan bu minarenin kaidesi alçak olup, gövdesi silindiriktir.

banner355

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.