banner391

Alanya Belediyesi ‘Hasta Adam’ mı?


Alper Kutay

Alper Kutay

03 Haziran 2014, 00:00

BAZI kişi veya gruplar, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney’in arasını öyle bir geriyor ki, dışarıdan birisi günübirlik gelse ve bu goygoycuların yaptıklarını tarafsız gözle izlese, zanneder ki, Adem Başkan ile Hüseyin Başkan kanlı bıçaklılar, gördükleri yerde neredeyse birbirini boğazlayacaklar.
***
Bakın sevgili arkadaşlarım, benim pek kıymetli vatandaşlarım.
Durum hiç de öyle göründüğü gibi değil.
Siz bakmayın, Adem Başkan’ın, “Benim muhatabım Hüseyin Güney değil, AKP’nin İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu” demesine.
Bu şehirde yaşayan bireyler olarak, “Dili sürçmüştür, aslında öyle demek istememiştir” deyip iyimserliği elden bırakmak istemiyoruz, bu bir.
İkincisi, benim tanıdığım ve bildiğim Adem Başkan da, Hüseyin Başkan da birbirlerini severler, sayarlar.
***
Şimdi birisi seçimle “Alanya Uçbeyi” oldu diye, diğeri Antalya İmparatorluğu’nun (!) “Alanya Valisi” olarak atandı diye aralarını kimsenin bozacağını sanmıyorum.
Başımıza daha neyin geleceğini, neyin getireceğini bilmediğimiz Büyükşehir Yasası nedeniyle zorlu bir geçiş süreci yaşanıyor, sancılı bu süreçte görünen o ki, Adem Başkan konuyu biraz fazla abartıyor ve zannediyorum ki çevresinin de etkisiyle olaylara çok fazla duygusal davranıyor.
“Adem Başkan’ın elini kolunu bağladılar. Adeta kelepçe vurdular” diyenlerin sözlerine çok fazla itibar ediyor ve “Bir şeyi 40 kere söylersen olurmuş” sözünde olduğu gibi, kendisine 40 kere “Yandı, bitti, neredeyse kül olacak” dedirtip o role kendisini “zorla” sokmaya çalışıyor.
***
Ayıp olmasa “Çevresinin gazına fazla geliyor” diyeceğim ama Adem Başkan “on yıllık” deneyimli bir belediye başkanıdır, gaza gelmez diye ümit ediyorum.
Utanmasam, “Yoğunluktan çevresinde gelişen olayları iyi etüt edemiyor” diyeceğim, Adem Başkan üniversite mezunu, yani yüksek tahsilli, analiz yapabilecek kapasitede bir yöneticidir diye teselli buluyorum.
***
Uzun lafın kısası…
Sevgili Adem Başkan…
Hele şu festivali bir atlat, kafanı bir dinle, çevrendeki üç beş goygoycunun lafına bir süreliğine kulaklarını tıka. Ve yasaların sana verdiği yetkileri iyice bir oku!
Benim bile bir günlük belediyecilik tecrübem yok ama vallahi de billahi de istesen, hem Alanya gibi muhteşem bir şehrin idarecisi olarak, hem de yasaların sana verdiği yetkilerle, bırak Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni bile hoplatırsın.
***
Unutma ki, 1920’lerde güçlü olan Avrupalının, bizimkileri uyutmak için “Hasta Adam” adını taktığı dönemde, hakikaten kendilerini hasta zanneden Osmanlı’dan muhteşem bir Cumhuriyet yaratan Mustafa Kemal gibi eşsiz bir lider çıkaran milletiz biz.
Sen boş ver “Alanya Belediyesi hasta adam oldu. Yetkileri, binaları, araç gereçleri elinden alınmak isteniyor. Menderes Türel ve Hüseyin Güney öcüdür. Yandık, bittik, kül olduk” diyenleri.
İstesen, bu, sözüm ona “Hasta Alanya Belediyesi”nden adım gibi eminim, muhteşem bir “Büyük Alanya Belediyesi” çıkaracak azmin de var, gücün de, kudretin de.
---
 
Benim alnım ak
2008’in Eylül ayında mesaiye başladığım ve meslekteki “son durağım” olarak nitelendirdiğim Yeni Alanya’da 6. senemi doldurmak üzereyim.
Bu süre zarfında haftanın 5 gününden hesap edersek 1.500’ün üzerinde köşe yazısı, 2 sayfadan ve en az 5’er haberden hesap edersek de binlerce haberi sizlerle paylaşmışım.
Köşemi takip edenler iyi bilir.
2008’in Eylül ayından 2014’ün Şubat ayının sonuna kadar bir önceki Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu hakkında zaman zaman dozajı yüksek yüzlerce eleştirel makaleye imza attım.
***
İtiraf etmem gerekirse, yazılarımın pek çoğu manevi tazminat davası açılabilecek kıvama yaklaşıyordu ama övünmek gibi olmasın, sonunu öyle güzel bağlıyordum ki, benim köşe yazısı Alanya Adliyesi’nin çevresinde biri iki tur atıyor, tam kapıdan içeri girip mahkeme salonundaki sanık sandalyesine konacakken, uçup yeniden bana geliyordu.
Sağ olsun, hakkını teslim etmem gerekirse, bazen “tazminat davalık” olabilecek kıvama gelmiş köşe yazılarımı da Sayın Sipahioğlu’nun görmezden gelmiş olduğunu varsayıyorum.
Hatta vakti zamanında bir siyasetçinin bir meslektaşımıza “tazminat davası” açtığını öğrendiği bir encümen toplantısı sırasında manalı manalı gözlerimin içine bakıp, “Ben sana hiç dava açtım mı Alper?” dediği bile olmuştur.
***
Sadede gelecek olursak…
Allah’ıma şükür, Alanya Belediyesi’ni ve başındaki yöneticisini “iç dış yıkama yağlama” yapmadığımı, “Allah seni en az 20 sene başımızdan eksik etmesin” diye, “Seni anan bizim için doğurmuş ey benim yüce başkanım” diye methiyeler dizmediğimi, gazeteciliği “hakiki sol” ve “sosyal demokrat” bir pencereden yapmaya çalışan bir meslek erbabı olduğumu Alanya’daki herkesin çok iyi bildiğine eminim.
***
Bu ve benzer nedenlerle…
Hiç kimse ama hiç kimse çıkıp da ne benim için, ne de Yeni Alanya için, “Dünkü başkana methiyeler diziyordu, bugün neden böyle oldu? Yoksa şöyle oldu da o yüzden mi böyle oldu?” diyemez.
Hiç belediye başkanı yağcılığı veya goygoyculuğu yapmış mıyım, yapmamış mıyım?
Arşivler ortada.
Bu yazımı, “Adem Başkan’a neden daha sempatik ve daha içten yaklaşmıyorsun, daha yağlı ballı dizeler döktürmüyorsun?” diyenlere ithaf ediyorum. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.