'Doğumdan korkmayın'

ALANYA'DA 12 yıldır hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doktor Ayşegül Erdem Kalay, kadınların doğumdan korkmamaları gerektiğini söyledi. Doğumla ilgili olumsuz hipnozların çocukluktan başladığına dikkat çeken Doktor Kalay "İnsanların doğum tecrübeleri sizin kaynağınız olmasın" dedi. Kalay, kadınlardan okumalarını, araştırmalarını ve hareket etmelerini istedi 

- İnsan gelişimi açısından bir bebeğin dünyaya gelişi önemli mi?


Tabiki. Ruhsal ve bedensel gelişimi açısından 9 aylık süreci anne karnında nasıl geçirdiği, dünyaya nasıl geldiği çok önemli. 


'DOĞUM BİR ALEMDEN DİĞERİNE GEÇİŞ'
- Doğum sizce neyi ifade ediyor?


Bunun bir bedensel boyutu var. Maddesel, fiziksel boyutu var. Bir de ruhsal boyutu var. Bir kadın, anne doğururken ruhsal olarak kendisi yeniden doğar. Doğum bir varlığın ortaya çıkması, gözle görünür hale gelmesi. Maddesel olarak düşündüğümüzde gözümüzle görmediğimiz anne karnındaki bir varlığın gözümüze görünür hale gelmesi. Aslında o bebek açısından baktığımızda onun boyut değiştirmesi. Bir alemden, anne karnındaki rahimden dünya alemine geçişi. 


'SEZARYEN SEÇİM TERCİHİ HALİNE GELDİ'
- Sezaryenle doğum gittikçe yaygınlaşıyor. Sezaryen bir seçenek mi yoksa bir doğum şekli mi?


Sezaryen aslında kurtarıcı bir ameliyat. İyiki de bulunmuş bir ameliyat. Bazen annenin de, bebeğin de hayatını kurtaran bir ameliyat. Ancak şimdi doğum korkuları nedeniyle annelerin seçim tercihi haline geldi. Kimseye, doğum korkusu olan bir kişiye zorla doğum yaptıramayız. Bu mümkün değil. Bebeğin 9 aylık gelişimi ve dünyaya nasıl geldiği çok önemli. Stresli bir bedenden çıkıyor olması da onu olumsuz etkiler. Bizim amacımız gebeleri bilinçlendirmek. Gebeleri doğum korkularından uzaklaştırmak. O korkularını çözümlemek. Ondan sonra tercihi yine onlara bırakmak. Artık modern tıp bu şekilde alıgılanmalı diye düşünüyorum. 


'SEZARYEN RİSKSİZ DEĞİL'


Daha gerisine gidersek, doğum korkusunun insanda yerleşmesini önlemek lazım. Bu da ta çocukluktan geliyor. Kadınlar kendi aralarında konuşuyor. Çocuklar da yakınlarında oynuyor gözüküyor. Kadınlar kendi aralarında 'Şu kişinin doğumu şöyle olmuş. Bebek şöyle çıkmış' diye konuşuyor. Burada çocuk oynuyor gibi gözüküyor ama zihnine doğumla ilgili olumsuz fikirler ekilmeye başlanıyor bile. Sonra gördüğü çizgi film arasında çıkan bir reklam, bir dizinin fragmanı ya da annesinin izlediği bir dizinin kulağına gelmesi, bağırık içinde kötü bir doğum sahnesi, bunlar hep kız çocuklarını negatif hipnoz altına sokuyor. Doğum zamanı geldiği zaman bu bilinçaltında ortaya çıkıyor. Doğum kötü, çok sancılı bir şey diye düşünerek öbür tercihe yöneliyorlar. Öbürü de masum değil. Sezaryen risksiz bir ameliyat değil. Başka bir ameliyat bize önerildiği zaman doktor doktor gezip 'Gerçekten bu ameliyat gerekiyor mu' diye soruyoruz. Hatta bazen ameliyattan kaçtığımız oluyor. Ama sezaryeni bilerek, isteyerek o operasyon masasına yatmak da hani o kadar kolay değil. Bilinçlendirmek bizim görevimiz. Tercih yine karşıdaki kişinin. 


'ORGAN KAYBI YAŞAMA RİSKİ OLABİLİR'
- Sezaryenin başka bir riski var mı? Örneğin annenin ölümüyle sonuçlanabilir mi?


Anestezi oluyorsunuz. Anestezi olmadan olmaz. Anestezinin kendisine ait komplikasyonları olabilir. Annenin organ kaybı yaşama riski olabilir. Normal doğuma göre sezaryende daha fazla kan kaybı yaşanıyor. Diğer çevre organların yaralanma riskleri var. Bebek açısından da eğer ki doğum zamanı gelmeden alındıysa, akciğer gelişiminin tamamlanmamış olması veya akciğer gelişimini tamamlamış ama sıvıyı atamama riski var. Bunlar bildiklerimiz. Bilemediğimiz,
 bebeğin bedensel ve ruhsal gelişimine olumsuz etkileri de olabilir. İkisi arasında tercih yaparken çok dikkatli yapmak lazım.

- Siz normal doğumu mu tavsiye ediyorsunuz?


Eğer ki her şey yolundaysa, anne ve bebek için doğumu beklemek, doğumu izlemek riskli bir durum değilse, anne de bunu istiyorsa, tabiki normal doğumu tavsiye ediyoruz.

     
'HER ŞEY AKIŞINA BIRAKILMALI'
- Kadınlar hamile olduklarını öğrendiklerinde kendilerini yaşamdan kısıtlıyorlar mı?


Kesinlikle. Yine aynı hipnoz başlıyor. Kadın hamile kaldığında filmlerdeki gibi baba adayı eşine ilgisini arttırıyor. Eşinin sırtına yastıklar koymalar, otururken, kalkarken yastıklar koymalar, 'Aman sen onu kaldırma, ben onu taşırım' şeklinde kırılmaya hazır vazo muamelesi görüyor anne adayı. Bir taraftan ilgileniliyor olmak güzel ama bir taraftan da sıkboğaz edilmek de anneyi olumsuz etkiliyor. Böyle girişimlere hiç gerek yok. Zaten bebek içeride korunaklı bir organizasyon içerisinde yaşamasını sürdürüyor. Olumsuz hadiseler de annenin yanlış tavrından kaynaklanmıyor. Sigara, uyuşturucu kullanmadıktan sonra annenin yanlış bir davranışı bebeğin kaybına yol açan bir şey değil. Anne günlük yaşantısına eskiden alıştığı gibi devam edebilir. Zaten ilk aylarda halsizlik, tansiyon düşüklüğü yaşanıyor. Bu da annenin aktivitesini kısıtlamış oluyor. Her şeyi akışına bırakmakta fayda var.


'YÜRÜYÜŞ VE ÖZEL EGZERSİZ ÖNERİYORUZ'
- Hamilelik sürecinde anne spor yapabilir mi? Örneğin koşabilir mi?


Koşmayı değil de yürüyüş yapmayı, hamileliğe özel egzersizleri tavsiye ediyoruz. Koşmak bel eklemlerinde, omurga sistemlerinde olumsuz etkiler yapabileceği için koşuyu tercih etmiyoruz. Ama biliyoruz ki maraton koşan atletler hamileyken bile antrenmanlarına devam ediyor. Tabi onlar ayrı. Onların bedenleri antrenman yapmaya alışık.


'İKİ KATI YEMEK DOĞRU DEĞİL'
- Hamilelikte beslenmeyle ilgili neler söylemek istersiniz?


Sağlıklı olmak isteyen her kişinin beslenme kuralları hamilelikte de geçerli. İki canlısın, iki katı yemek doğru değil. Böyle bir şey yok. Birinci kuralımız zararlıdan uzak durmak. Sigara, uyuşturucu ve katkı maddeli olduğunu düşündüğümüz gıdalardan uzak durmak. Diğer türlü de eğer ki obezite, şeker, tansiyon gibi sağlık problemi varsa diyetisyen desteği öneriyoruz.
Kişinin bir sağlık problemi yoksa, obez değilse, şekeri, tansiyonu yoksa düzenli, sık aralarla beslenmesini tavsiye ediyoruz. 


'ENDİŞELERİ HOŞGÖRÜYLE KARŞILANMALI'
- Hamilelikte erkeklere düşen görevler neler?


Erkekler anneleri desteklesin. Duygusal değişimleri hoşgörüyle karşılasınlar. Annelerin endişelerini hoşgörüyle karşılasınlar. Bu endişeleri dalga geçer gibi değil de, 'Canım sen de niye kafaya takıyorsun' şeklinde değil de, 'Bak canım sen hamile olduğun için böyle. Annelik duygularını yaşadığın için endişelenmen normal ama doktora gidiyoruz. Bak ne kadar iyi olduğunu söylüyor. Sen bunun keyfini çıkar' diyerek destek olabilirler.


'HAREKET HER ZAMAN FAYDALI'
- Hamilelikte fizyoterapist desteği gerekli mi?

Eğer ki fizyoterapist kadın sağlığı üzerine uzmanlaşmışsa, gebeleri o zaman gözü kapalı bir şekilde emanet edebiliriz. Ama ortamlarında böyle bir kişiyi bulma imkanları yoksa kendilerini çok zorlamayan hareketleri de yapabilir. En masumu ve bizim tavsiyemiz de yürüyüş yapmaları. Ağır, aletli sporları tavsiye etmiyoruz. Eğer ki doktor ayrıca bir risk faktörü belirtmediyse, hareket hamilelikte her zaman faydalı. 

'SEZARYENİ ÖNE ALMAMAYA ÇALIŞTIM'

Alanya'da hangi alanda farkındalık yarattığınızı düşünüyorsunuz?


Ben 2005 yılından beri Alanya'dayım. 12. yılım. Daha çok normal doğumun korkulacak bir şey olmadığını anlatmaya çalıştım. Gebelerime, normal doğuma yatkın kişilere sezaryen tercihini ön plana almamaya çalıştım. Normal doğum yapabileceklerinin daha çok farkında olmalarını sağlamaya çalıştım. Başardığımı da düşünüyorum. Bunca zaman içerisinde çocukları 11-12 yaşlarına gelmiş kadınlarla bazen karşılaşıyorum. Doğumlarının ne kadar güzel geçtiğinden bahsediyorlar, mutlu oluyorum. Tabi seviniyoruz, mutlu oluyoruz. 

'RAHATLATICI ETKİDEN YARARLANIYORUZ'

Suda doğum nasıl gerçekleşir?

Doğumun suda gerçekleşmesi. Doğumun aktif fazı dediğimiz açılma sürecinin hızlandığı dönemden sonra anneyi vücut ısısına uygun ayarlanmış suyun içerisine alıyoruz. Bebeğin çıkım anına kadar anneyi orada bırakıyoruz. Doğum suda gerçekleşiyor. Bebek suyun içerisine doğuyor. Suyun içinde suya doğum. Anneyi rahatlatıcı etkilerinden faydalanıyoruz. Doğum kasılmaları, gelip giden kasılmalar. Yani rahim kastan oluşan bir organ. Kasılıyor ve gevşiyor. Mesela idrar yollarındaki bir rahatsızlığımızda da idrar yolları kasılır ve gevşer. Doktorlar sıcak suya oturulmasını tavsiye eder. Gerçekten de hastalar çok rahatlar. Yine doğum kasılması sırasındaki kasların verdiği rahatsızlığı sıcak ortamda gidermek amacıyla annenin gevşemesi, sonra damarlar da genişlediği için bebeğe giden kan akımını da arttırıyor. Bebeğin de strese girme oranını azaltıyor. Annenin rahatlamış olması psikolojik olarak onu rahatlatıyor. Böyle rahatlatıcı bir döngü içerisine giriyor. Tabi kriterleri var. Her bebeği suda doğurtmayız. 

- Ne gibi kriterler? Biraz bahseder misiniz?

Annenin tansiyonu olmayacak. İkiz gebelik pek tercih edilmiyor ama yapanlar da var. Bebeğin eğer kalp atışlarının çok sıkı bir şekilde takip edilmesi gereken bir durum varsa anneyi sudan almamız gerekiyor. Çok iri bebekleri, makat doğum bebeklerini suda doğurtmuyoruz. 

'TERCİH EDEN DE, VAZGEÇEN DE OLUYOR'
- Suda doğum talepleri yoğun mu?

İki tane suda doğum oldu. Birincinin üzerinden 3, ikincinin üzerinden de bir ay geçti. Yavaş yavaş olacak. Bir acelemiz yok. Bunu tercih edenler de, vazgeçenler de oluyor. Biz sadece kişilerin önlerine seçenek sunarız. Onları bilinçlendiririz. Doktor açısından suda doğum güzel. Suda doğumdan ben çok zevk alıyorum. Hoş oluyor. 

'EŞİN DOKUNMASI EN İYİ AĞRI KESİCİ'
- Doğum sırasında eşler kadınların yanında bulunuyor mu?

Kesinlikle. Bunu öneriyorum. Hamilelik sürecinde, doğumda yanlarında olmaları gerektiğini söylüyorum. Bir kadın evlendikten, ayrı bir yuva kurduktan sonra anne ile bağlantısından ziyade eşiyle manevi bağlantısı daha kuvvetli oluyor. Eşin doğum sırasında kendisine dokunmasını bile en iyi ağrı kesici olarak görüyorum. Eşin söylediği küçücük bir söz anne adayına çok güzel motivasyon sağlıyor. O yüzden doğum sırasında hep birebir temas halinde olmalarını istiyorum. Eşlere dans ettiriyorum, masajlar yaptırıyorum. Kadın ıkınırken eşi de ona tutunuyor. Bayağı işe yarıyor. Eşler bana çok yardımcı oluyor. 

'DOĞUM HAYATLA DEVAM EDİYOR'
- Kadınlara bir çağrınız var mı?

Doğumdan korkmayın. Doğumdaki risk hayatımızdaki risk kadar. Hayatımızda her an bir riskle karşı karşıya olabiliriz. 5 dakika sonra ne olacağımızın garantisi yok. Doğuma bu açıdan bakmak lazım. Doğum hayatın içinde. Hayatla devam eden bir süreç. Ona bu gözle bakalım.

- Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bilinçlenmenin çok önemli olduğunu vurgulamak isterim. Teknoloji çağındayız, okuyun, araştırın ama olumsuz kaynaklardan değil. İnsanların doğum tecrübeleri sizin kaynağınız olmasın. Kaynağınız bu işi yapan doktorların bilgilendirmesi, bilinçlendirmesi olsun. Doktorunuzdan aldığınız fikirlerle doğumunuzu yönlendirin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner418

banner407

banner449

English Russian

banner419

banner381

banner344

banner386

banner349